Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kundur" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kundur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kundur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kundur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUNDUR
Saçı kısa kimse: Kundur kız. Boyu kısa kişi. Kuyruğu kısa hayvan. Pancar.
ÇUKUNDUR
Pancar.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUNDUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAZVAL
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.
İSTİKA
Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik, isteka.
DOKUNDURMA
Dokundurmak işi.
HİRFET
Kunduracılık, duvarcılık, demircilik, marangozluk, dokumacılık vb. küçük el sanatları.
BAŞMAHÇI
Kunduracı.
TOKUŞTURMAK
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak.
DEĞİRMEK
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.
ÇENTTİRMEK
Ağrıyıp sızlayan yerine, bıçağın ağzıyla yavaş yavaş dokundurtmak: Senin gözün avsın olmış, çenttiriver.
KUNDURACI
Kundura yapan veya satan kimse.
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
RASPA
Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.
ÇİZLİK
Köylülerin giydiği ökçesiz kundura.
ÇITLAMLI
Dokundurucu, imalı.
KUNDURACILIK
Kunduracının yaptığı iş.
MUŞTA
Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.
BAŞMAHCI
Kunduracı. Takunyacı, nalıncı.
FALÇATA
Eğri kunduracı bıçağı.
KALAVRAHANE
Kundura atölyesi.
ÖRS
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç. Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gereci.
SÜRTMEK
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek. Dokundurmak. Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak.