Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kumak" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kumak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kumak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kumak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOLKUMAK, GARKUMAK, HONKUMAK, MAVKUMAK, TULKUMAK, UZOKUMAK
DOKUMAK, KOKUMAK, TOKUMAK, UÇKUMAK
OKUMAK, UKUMAK
KUMAK
KUMAK
Delik : Duvarda bir kumak vardı, tıkadım. Koymak.
DOKUMAK
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak. En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak. Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek.
DOLKUMAK
Karnı aç olduğu halde yorgunluk ya da başka nedenlerle doymuş gibi olmak.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
UÇKUMAK
Korkmak, ürkmek.
GARKUMAK
Su birikmek.
UZOKUMAK
Bir koşuğu, bir söylevi, bir yazın parçasını konuya uygun çeşitli vurgularla, el, yüz ve gövde hareketleriyle canlandırarak okumak.
KOKUMAK
Baykuş.
MAVKUMAK
Yaşlılık nedeniyle güçsüzleşmek.
UKUMAK
Okumak.
HONKUMAK
Kocamak, ihtiyarlamak.
TOKUMAK
Ceviz, pestil eriği ve benzerleri meyveleri sırıkla vurup düşürmek. Dokumak.
TULKUMAK
Uzun yatmaktan ya da işsizlikten yorulmak, bezmek ve sağlıksız olmak : Cezaevinde yata yata tulkumuş, ondan hayır geçmiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
OKUMA
Okumak işi, kıraat.
KOKOROZLANMAK
Göz korkutmak, meydan okumak.
SESLENDİRMEK
Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek, kaydetmek. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Bir müzik eserini okumak.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
COĞULDAŞMAK
Yığılmak, toplanmak. Koro halinde şarkı okumak.
AHDARMAH
Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.
SÖKMEK
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak ya da gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek. Geçmek, etki yapmak. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak. Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek. Okuyabilme becerisini kazanmak. Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak. Karışık bir yazıyı okumak. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak. Gelmeye başlamak veya çıkagelmek.
DOKUMA
Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
HECELEMEK
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.
CİC
Hasır dokumak için kullanılan ot. (Kayalık Susuz Kars). Süs.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ŞAKIMAK
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. Çok konuşmak, çenesi düşmek. Güzel şarkı söylemek veya şiir okumak.
SÖYLEMEK
Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
HATMETMEK
Kur'an'ın tamamını okumak. Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak. Sona erdirmek, bitirmek.
ARGALAMAK
Seyrek dokumak, baştan savma dokumak.
CULFA
Dokumacı. Yünden kumaş dokumakta kullanılan aygıt. Dokuma tezgahı.
CİRMİT
Kilim dokumakta kullanılan demir tarak.
ELEKTROFON
Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz.
DEVRETMEK
Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.