Kelimeler arşivi içinde; başında "kuluç" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kuluç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kuluç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kuluç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KULUÇKAHANE, KULUÇKALAMA
KULUÇKALIK
KULUÇKA
KULUÇE, KULUÇİ
KULUÇ
KULUÇ
Gaga. Eğitilmiş atmaca.
KULUÇİ
Sivri : Kuluçi burunun biridir o!.
KULUÇE
Külçe.
KULUÇKALAMA
Döllenmiş yumurtalardan, çeşitli kuluçkalama araçlarıyla embriyonal gelişmelerini tamamlamış larva elde etme işlemi.
KULUÇKAHANE
Kuluçkalık.
KULUÇKALIK
Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk. Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KULUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOYUNÇEVİREN
Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, boyunçevirengiller (Jyngidae) familyasından, ağaç kabuğu renginde, yaklaşık 17 cm kadar uzunlukta, ağaç oyuklarında kuluçkaya yatan, geniş ve karışık yapraklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan, Türkiye'de göçmen olan bir tür. Dönerboyun, boyundöndüren.
CORUK
Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.
CORG
Kuluçka.
CULH
Kuluçka olan tavuk.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
CORK
Kuluçka. Tortu.
CURK
Kuluçka olan tavuk.
BASDIRMAH
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Yemek (argo): Yemeği iyice basdırdın mı?.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
CILIK
Oyunbozan, mızıkçı. Terbiyesiz. Küçük balık yumurtaları. İncir. Bozuk, çürük, kokmuş. Kuluçkadaki bozuk yumurta.
CULK
Kuluçka olan tavuk.
CURUKLAMAK
Kuluçka olmak. Ötmek.
KIZMAK
Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Öfkelenmek, sinirlenmek. At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek.
CORKLAMAK
Kuluçkaya yatmak.
GURKLAMAK
Kuluçka olmak. Erkek hindi kubarmak.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
KIZIL
Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.
GURK
Kuluçka. Erkek hindi.