Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kullar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kullar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kullar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kullar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KULLAR
KULLAR
Aydın şehri, Koçarlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çankırı kenti, İkizören Bucağı. Kocaeli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde KULLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZAT
Serbest bırakma. Serbest bırakılmış olan. Okullarda paydos.
MUİT
Okullarda çocukları çalıştırmakla görevli kimse, öğretmen yardımcısı.
İZCİ
İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.
ÖĞLENCİ
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı.
İBADULLAH
Tanrı'nın kulları. Bol.
PROGRAM
İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
HUMBARAHANE
Humbara yapılmış olan fabrika, kumbarahane. Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri.
ORTAÖĞRETİM
İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan kuruluş. İlköğretimden sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri teknik ve meslek alanları da dâhil olmak üzere üniversiteye hazırlamak için planlanan öğretim dönemi, lise, orta tedrisat.
GAFFAR
Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı).
NOT
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
MÜSAMERE
Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence. Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
BAŞÖĞRETMEN
İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
KOLEJ
Öğretim programında yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren okul. Bazı meslek okullarına verilen ad.
NUMARA
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
FRER
Yabancılara ait okullarda görevli papaz.
MUBASSIR
Okullarda öğrencilerin durumu ile ilgilenen ve düzeni sağlamakla görevli kimse.