Sonu KOĞU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "koğu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu koğu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında koğu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde koğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOĞU

Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikodu. Bol, gevşek : Bu çorap koğu örülmüş.

  -   -   -  

Anlamında KOĞU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HASODA

Enderun'da içoğlanlara ayrılan altı oda ya da koğuştan birincisi ve en önemlisi.

MANGA

On kişilik asker birliği. Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş. Japon çizgi romanı.

KOĞUŞTAK

Aralık : Akşam kapı koğuştak kalmış, üşümüşüm.

KÖŞEBAŞI

Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer. Önemli makam. Koğuşta baş köşeye oturmaya yetkili olan ağalardan beşine verilen san. Van şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KLİNİK

Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

KAVUŞ

Tahta. Koğuş.

DOLAMALI

Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.

GÜĞÜMBAŞI

Hazine koğuşu eskilerinden, padişahın özel işlerini yapmakla yükümlü bir saray görevlisi.

MEYDANCI

Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.

GAVÜŞ

Koğuş.

DADILHANA

Geniş oda, koğuş, hangar.

KOĞUZ

Aralık. Üzüm salkımları arasında bulunan çürük taneler. Eksik, içerisi sıkıştırılarak doldurulmamış, gevşek bırakılmış. Bir kabın dolmaya yakın durumu : Su çoğalmış kuyu koğuz kalmış. Yarıdan yukarı (sıvı için): Bana bir bardak su ver fakat koğuz yap. İçi boş, kof.

KULLUKÇUBAŞI

Sarayda Seferli odası erlerinden, padişahın sarık ve abdest peşkirlerini yıkamakla görevli olanına verilen ad. Kiler ve hazine koğuşlarındaki kıdemlilere verilen ad.

BAŞALTI

Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları. Kayığın baş tarafının altındaki odacık: Şeker sandıklarını başaltına koyun deniz ıslamasın. Emin yer, en güvenilecek yer: Gişinin malı başaltında gerek. Yağlı güreşte ve karakucakta baş'tan önceki boy.