Kelimeler arşivi içinde; başında "kosi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kosi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kosi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kosi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOSİ
Kuluçka tavuk. Kuluçka.
KOSİNÜS
Tümler açının sinüsü.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEGRANÜLASYON
Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler ve benzerleri hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.
GRANÜLOSİT
Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.
BİYOENERJETİK
Bir ekosistemde enerji akışı. Canlı organizmalarda enerji değişmelerinin incelenmesi. Canlı hücrelerde enerjinin açığa çıkması, dönüşümü, depolanması ve kullanılmasını inceleyen enerji bilimi.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
EOZİNOFİL
Asidofil. Eozinofil lökosit. Eozin seven; eozin denen asit bir boya ile kolayca boyanabilen.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
BİYOENERJİK
Bir ekosistem içerisindeki enerji akımı.
EOZİNOFİLİK
Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.
FLEBEKTAZİ
Toplardamarın boydan boya genişlemesi. İneklerde meme toplardamarında; atlarda ise torasika eksterna, safena ve spermatika toplardamarlarında rastlanır, varikosite, varikozis.
HETEROLİZ
Bir canlıda bir tür hücrenin lizin adı verilen ürünleriyle diğer hücre tiplerini yıkımlaması. Nötrofil lökositlerin diğer hücreleri enzimatik olarak yıkımlaması heteroliz için iyi bir örnektir.
DİYAPEDEZ
Akyuvarların (lökositler) kılcal damar duvarını geçerek etrafındaki dokuya ya da iltihaplı bölgeye göç etmeleri. Eritrositlerin kılcal damar duvarından dışarı sızarak etraftaki dokuya veya iltihaplı bölgeye göç etmesi. Yangı olayları sırasında alyuvarların nötrofil lökositlerin geçtiği yoldan, hidrostatik basınç etkisiyle hareketsiz olarak damar dışına çıkmaları. Kan hücrelerinin damar çeperlerinden dokulara sızması.
FAGOSİTİN
Lökositlerde fagositoz sırasında meydana gelen sıcağa dayanıklı protein yapısında bir bakterisidal. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.
BİYODEĞİŞİM
Mikroorganizmaların büyümesinin sebep olduğu organik madde değişikliği. Cinsler, türler ve ekosistemler bakımından belli bir alandaki canlıların değişim ve sapmalar göstermesi.
HİPOLİMNİYON
Göl ekosisteminde epilimniyonu takip eden, oksijen miktarı ve sıcaklığın ani olarak düştüğü, derin sudan oluşan, ışık almayan tabaka.
EKOSFER
Dünya ekosistemi; dünyadaki canlı organizmalar ve etkileşime girdiği çevre. Yerküredeki canlı organizmalarla etkileşim içinde olduğu çevre.
AGRONÜLOSİT
Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.
EKSÜDASYON
Damar duvarlarından veya doku yüzeyinden dışarıya, proteinden zengin, lökosit içeren sıvı sızması.
EOZİNOFİLİ
Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.
AGRANÜLOSİT
Sitoplâzmasında granülleri olmayan lökosit. Örnek: Lenfosit, monosit. Taneciksiz akyuvarlar.