Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kordon" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kordon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kordon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kordon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
AKROKORDON
Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
İNCİKORDON
(Süsleme) Mimarlıkta inci dizisine benzeyen kabartma süs.
Bu bölümde tanımı içerisinde KORDON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GUBERNAKULUM
İleten, idare eden. İki şeyi birleştiren kordon veya şerit biçiminde oluşum. Nematodlarda erkek çiftleşme organının belirli bir kısmı.
OMFALOFLEBİTİS
Göbek toplardamarının yangısı. Göbek kordonunu enfeksiyonu sonucu gelişir. Septisemiye, irinli eklem yangısına, karaciğer ve göbek apselerine ve karaciğerde tromboflebitise yol açar.
HIRTAL
Çoban köpeğinin boynuna takılan halkalı demir. Kadınların çene altından geçirdikleri kordon ya da kurdele. Tasma.
ÇATGI
Başörtüsü. Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe. Alına bağlanan iki parmak eninde tülbent. Üç ayaklı sehpa. İp, urgan, kordon.
HEPATOBLASTOM
Embriyonel dönemdeki hepatositlere benzeyen hücrelerin, küçük, düzensiz kordonlar ve portal alanları bulunmayan kümeler oluşturması ve alfa fetoprotein düzeyinin yükselmesiyle belirgin, yeni doğmuş ve gençlerde görülen kötücül karaciğer tümörü.
KİRİŞ
Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
OVOGENEZ
Fetüste krista genitalis ve sölom epitelinden, epiteliyal gonadal kordonlar hâlinde ovaryumlarda ovumun oluşması. Cinsiyet hücreleri krista genitalise girdikten sonra birkaç ovogonyum mayoz bölünme evresini geçirerek fetal evre boyunca ve doğumdan kısa bir süre sonra mitoz bölünmeyle sayıları artmaya başlar.
FUNİS
Kordon, ip, demet.
RİNG
Üzerinde boks yapılan, çevresi kordonla çevrilmiş yer.
FUNİKULİTİS
Sperma kordonunun yangısı. Spinal sinirin omurga içinde kalan kısmının yangısı.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
KORDA
Tahta kurusu. Bir çeşit eğri kılıç. Kiriş, kolan. Sırt ipliği. Kordon, kiriş, tel.
GÖNYEBURUN
Düz ya da kordonlu parçaları köşe yapacak şekilde uç uca alıştırma işlemi.
FUNİKULUS
Plâsenta ile tohum taslağını birleştiren sap. Kordon, iplik, demetçik.
EZOMFALYEN
Karın ve sternum bölgelerinden yapışık tam gelişmiş ikizlerin her birinin ayrı göbek kordonuna sahip olması durumu.
SANDALET
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı, sandal (III).
KORDİTİS
Ses tellerinin yangısı. Spermatik kordonların yangısı.
KANİŞ
Uzun, kıvırcık tüylü bir cins köpek. Fransa'dan köken alan ve Fransa'nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan, Avrupa'da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan, geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş, standart, minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan, vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde, tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan, geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif, asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan, bütün düz renklerde olabilen, gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli, gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde, kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde, kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan, neşeli, çok zeki, duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan, sahibine çok düşkün, sadık ve koruyucu, günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, pudıl köpeği. Tahtaların kenarına süs yapmakta kullanılan bir çeşit rende.
KORDONE
Sim, gümüş veya ipek ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon. Üç katlı bükülmüş ipek ipliği.
MONOMFALİYEN
Tek göbek kordonlu yapışık ikizler.