Kelimeler arşivi içinde; başında "kopya" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kopya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kopya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kopya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOPYALAYABİLMEK, KOPYALAYAPIŞTIR
KOPYALAYABİLME
KOPYALANMAK
KOPYACILIK, KOPYALAMAK, KOPYALANMA
KOPYALAMA
KOPYACI
KOPYA
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.
KOPYACILIK
Kopyacı olma durumu.
KOPYALAYABİLMEK
Kopyalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOPYALAYAPIŞTIR
Bilgisayar yazılımlarında seçilen bir metni veya nesneyi bir yerden kopyalayıp başka bir yerde de bulunmasını sağlama işlemi.
KOPYACI
Yazılı sınavlarda kopya çeken öğrenci. Özgün eser vermeyip başkalarının eserlerini kopya eden kimse.
KOPYALANMA
Kopyalanmak işi.
KOPYALAMA
Kopyalamak işi. Geliştirilmiş özel yöntemlerle bir canlının benzerini yapma, klonlama. Basılı bir malzemeyi tıpkıbasım yöntemiyle aynen çoğaltma.
KOPYALAYABİLME
Kopyalayabilmek işi.
KOPYALANMAK
Özdeşleşmek, bütünleşmek.
KOPYALAMAK
Aynısını veya benzerini çoğaltmak. İşletim sistemlerinde bir verinin veya dosyanın eşinin yapılması. Geliştirilmiş özel yöntemlerle bir canlının benzerini yapmak, klonlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOPYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAYIT
Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.
FOTOLİTOGRAFİ
Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.
OZALİT
Yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kâğıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
KARELEMEK
Karelere ayırmak. Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örnek olarak oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak.
KLON
Kopya.
MİNYATÜRLEŞTİRMEK
Bir şeyin küçük bir kopyasını, benzerini veya modelini oluşturmak.
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.
PANTOGRAF
Bir biçimi büyülterek veya küçülterek kopya etmek için kullanılan kollu, eklemli bir cetvel türü.
İSTİNSAH
Yazma bir eseri el yazısıyla kopyalama.
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi.
MİNYATÜR
Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. Bu biçimde yapılmış küçük resim. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri.
PALAMUT
Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.
MAÇA
Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi, pik (III). Döküm parçasında, içi boş, kopya elde etmek için kullanılan kum, maden veya erimiş durumdaki döküm maddesine dayanıklı başka bir maddeden yapılmış dolgu kalıp.
MÜSTENSİH
El yazması eserini el yazısıyla kopya eden kimse. Yazıları çoğaltma makinesi, teksir makinesi.
KARELEME
Karelemek işi. Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. Bir resmin, büyüterek veya küçülterek kopyasını çıkarma yöntemi. Eş değer bir kare ile hesaplama.
NAKİL
Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme. Anlatma, söyleme, hikâye etme. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme. Göç, taşınma. Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin.
NÜSHA
Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biri. Gazete, dergi vb.nde sayı. Benzer, aynı, kopya.
ÇOĞALTIM
Çoğaltma işi. Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme.
EŞLEM
Kopya.