Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kontrol" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kontrol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kontrol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kontrol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KONTROL
Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.
OTOKONTROL
Öz denetim.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONTROL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DREZİN
Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
KONTROLCÜLÜK
Kontrolcünün yaptığı iş.
DENETÇİLİK
Denetçinin yaptığı iş, murakıplık, kontrolörlük.
PANO
Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha. Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim. Hafif malzemeden yapılmış olan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha. Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı. Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm. Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha.
KONTROLCÜ
Kontrol yapan, denetçi, kontrolör.
ÖLÇMEK
En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek.
DEBİMETRE
Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
MUAYENE
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
KODEKS
Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma reaksiyonlarını, saflık kontrollerini, miktar tayinlerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
PARAŞÜT
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
YOKLAMA
Yoklamak işi, kontrol. Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılmış olan sınav. Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılmış olan sayma işlemi. Yeter sayı tespiti.
SAĞLAMA
Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
YOKLAMAK
Dokunarak incelemek. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek. Aramak, araştırmak. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek. Ara sıra etkisini göstermek.