Kelimeler arşivi içinde; başında "kontra" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. kontra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kontra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kontra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KONTRASEPSİYON
KONTRAKSİYON, KONTRASEPTİF
KONTRASOMUN, KONTRATABLA
KONTRAKTÜR, KONTRAPLAK, KONTRATSIZ
KONTRALTO, KONTRATAK, KONTRATLI
KONTRAST
KONTRAT
KONTRA
KONTRA
Karşıt, karşı, aksi. Kontrplak.
KONTRASEPSİYON
Gebeliğin önlenmesi.
KONTRATSIZ
Sözleşmesiz.
KONTRAT
Sözleşme.
KONTRASOMUN
Kapı tokmağını ters döndüren somun.
KONTRASEPTİF
Gebeliği önleyici ilaç veya araç.
KONTRAKSİYON
Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.
KONTRAKTÜR
Kasın devamlı kasılma hâlinde oluşu. Kas veya tendo dokusunun anormal derecede kısalması. Kası veya eklemi destekleyen dokulardaki fibröz bağ doku artışından veya kas ipliklerindeki bozukluklardan kaynaklanır.
KONTRALTO
Kadın seslerinin en kalını. Sesi böyle olan sanatçı, alto.
KONTRAST
Karşıt. Karşıtlık.
KONTRATLI
Sözleşmeli.
KONTRATABLA
Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.
KONTRAPLAK
En az üç kaplamanın, damarları birbirine dik gelecek biçimde üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlanan levha.
KONTRATAK
Karşı akın.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONTRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTO
Viyola. Kontralto.
SÖZLEŞMELİ
Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.
SÖZLEŞMESİZ
Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.
KÖRAĞAÇ
Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm. Kontratablanın orta kısmında tabla kalınlığının en az yarısını oluşturan, yumuşak ağaçlardan değişik yöntemlerle elde edilen masif ağaç tabakası.
BRONKOGRAFİ
Bronşlara kontrast madde verilmesinden sonra görüntü alınması.
EPİDUROGRAFİ
Epidural aralığa kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması.
TEZAT
Karşıtlık, karşıt olma, zıtlık, çelişki, kontrast, antagonizma. Anlatımda birbirine karşıt iki sözü yan yana kullanma.
DİSKOGRAFİ
Omurlar arası diskin nucleus pulposus'una kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması.
ANTİPORT
Zarda bulunan taşıyıcı moleküllerle bir molekül ya da iyon içeri taşınırken aynı anda başka bir molekülün dışarı taşınması; Na+ K+ATPaz enziminin üç sodyum iyonunu hücre dışına, iki potasyum iyonunu hücre içine taşıması gibi. Kontra-transport.
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
DAKRİYOSİSTOGRAFİ
Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.
BİLİGRAFİNE
Safra kesesi grafisinde kullanılan kontrast madde.
CİLİOPHORA
Yaşam sikluslarının kimi dönemlerinde hareket etme ve gıda temininde rol oynayan silyalara, makro ve mikro olmak üzere iki çeşit çekirdeğe, vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan kontraktil vakuollere sahip, konjugasyon, otogami ve sitogami gibi seksüel evrelerin görüldüğü, kimileri serbest yaşamlı, kimileri omurgalı ve omurgasızlarda kommensal, kimileri ise parazitik olan, Kinetofragminophorea, Oligohymenophorea ve Polyhymenophorea sınıflarını içeren protozoa şubesi.
GASTROGRAFİ
Midenin kontrast madde verildikten sonra görüntüsünün alınması.
TEZATLI
Birbirinin karşıtı olan, karşıtlı, çelişkili, kontrastlı.
KARŞITLIK
Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.
FİSTÜLOGRAFİ
Fistül içerisine kontrast madde verilerek görüntü alınması.
MEZZOSOPRANO
Soprano ile kontralto arasında kadın sesi. Sesi böyle olan sanatçı.
KARŞIT
Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.