Kelimeler arşivi içinde; başında "konak" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. konak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu konak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde konak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KONAKLAYABİLMEK
KONAKLAYABİLME
KONAKÇIBAŞI, KONAKLANMAK, KONAKLATMAK
KONAKADÜZÜ, KONAKALMAZ, KONAKPINAR, KONAKKURAN, KONAKLAMAK, KONAKLATMA
KONAKYERİ, KONAKYAZI, KONAKTEPE, KONAKÖREN, KONAKLAMA, KONAKKALE, KONAKBEYİ, KONAKBAŞI
KONAKLAR, KONAKKÖY, KONAKLIK, KONAKÖZÜ
KONAKLI, KONAKÇI
KONAK
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
KONAKYAZI
Sivas kenti, Şarkışla ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KONAKÇIBAŞI
Savaşa gitmekte olan padişahın tuğları ile otağını bir konak ileride taşıyanların en kıdemlisi olan beylerbeyi, sancakbeyi ya da kapıcıbaşı aşamasındaki yüksek görevli.
KONAKKURAN
Adana ilinde, Feke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Nurettin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KONAKALMAZ
Elâzığ ilinde, İçme bucağına bağlı bir bölge.
KONAKTEPE
Malatya kenti, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KONAKADÜZÜ
Muş şehri, Korkut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KONAKLAYABİLME
Konaklayabilmek işi.
KONAKLATMAK
Konaklama işini yaptırmak.
KONAKLAYABİLMEK
Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KONAKLANMAK
Saç kepeklenmek, konak yapmak. Saç kepeklenmek.
KONAKLAMAK
Yolculuk sırasında bir yerde durup geçici bir süre kalmak.
KONAKPINAR
Balıkesir şehri, Konakpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt şehri, Kurtalan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ilinde, Konakpınar bucağına bağlı bir bölge.
KONAKLATMA
Konaklatmak işi.
KONAKYERİ
Erzurum ilinde, Pazaryolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KONAKÖREN
Samsun ili, Salıpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAREM
Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
KERVANSARAY
Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ÇUBUKÇU
Çubuk yapıp satan kimse. Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse.
KİLERCİ
Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse.
DİNE
Konaklama yeri.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
GÖÇÜRÜCÜ
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.
HAN
Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
HASTEL
Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.
BAŞKONAKÇI
Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.
EĞLEK
Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik. Yolcuların geceyi geçirdikleri yer, han, konak.