Kelimeler arşivi içinde; başında "komşu" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. komşu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu komşu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde komşu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOMŞUGEZEN, KOMŞUPINAR
KOMŞULAR, KOMŞULUG, KOMŞULUK
KOMŞU
KOMŞU
Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir.
KOMŞULUG
Komşuluk.
KOMŞULAR
Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOMŞUPINAR
Samsun kenti, Bafra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOMŞUGEZEN
Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi.
KOMŞULUK
Komşu olma durumu. Komşularla olan ilişki.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOMŞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANRAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.
SINIR
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.
DİSKOSPONDİLİTİS
Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
AYAKIM
Dost, komşu.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
IRAK
Uzak. Ortadoğu'da bulunan ve Türkiye'nin komşusu olan bir ülke. Klasik Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.
DUDAKSILLAŞMA
Bazı kelimelerde çeşitli sebeplerle düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi: divar duvar, konşı komşu gibi.
MÜCAVİR
Yakın komşu olan.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
PASAVAN
Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge.
DEHİDROJENASYON
Bir substrattan hidrojen iyonlarının kaybı. Komşu karbon atomlarından birer tane hidrojen atomunu uzaklaştırarak karbon atomları arasında ikili veya üçlü bağlar oluşturma. Bir substrattan hidrojen iyonlarının ayrılması.
DİBİK
Tatlı bulaşığı, şıralı, yapışkan madde. Komşu. Köşe bucak, gözden saklı yer.
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).
BITDANGILI
Çocukların, komşu evlerin bacalarına oyun olsun diye salladıkları torba.
DÖNENCEALTI
Yengeç dönencesine kuzeyden, Oğlak dönencesine de güneyden bitişik ve komşu olan, sıcak ve ılıman kuşaklar arasında bir ara iklim alanı yaratan bölge.
DİSGERMİNOM
Yaşlı köpeklerde ve kimi kurt ırklarında daha sıklıkla ve çoğunlukla tek taraflı görülen, lenf yumruları ve komşu organlara sıklıkla metastaz oluşturan yumurtalık tümörü. Erkeklerdeki testis seminomlarının dişilerdeki karşılığıdır.
KIRKLI
Kırk parçadan oluşmuş. Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın). Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları).
DULUM
Köşe, köşe başı. Şakak. Şakaklardaki saç, zülüf. Komşu, yakın çevre. Kare: Karşıki bahçeler dulum dulum yapılmış. Yufkanın arasına peynir konulup bükülmüşü.
CARULLAH
Allah'a komşu olan. Mekke'ye gidip orada oturan kimse.