Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kitmek" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kitmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kitmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kitmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BERKİTMEK, SERKİTMEK, SELKİTMEK, BESKİTMEK, ÇEMKİTMEK, PERKİTMEK, KERKİTMEK
YEKİTMEK, BEKİTMEK, KEKİTMEK, İRKİTMEK, İLKİTMEK, İÇKİTMEK, HAKİTMEK, ERKİTMEK, SEKİTMEK, PEKİTMEK, ESKİTMEK
KİTMEK
KİTMEK
Gitmek.
İRKİTMEK
Biriktirmek, toplamak.
İÇKİTMEK
Kaybetmek.
SELKİTMEK
Birşeyi yandan atmak.
YEKİTMEK
Hafif topallamak.
KEKİTMEK
Sapıtmak, kaçırmak (göz için): Gözünü kekitmeye gelmez. Kımıldatmak, oynatmak : Gözünü kekitmeden bakıyor. Saptırmak, yönünü değiştirmek.
İLKİTMEK
Biriktirmek, toplamak.
HAKİTMEK
Yapmak, becermek.
ERKİTMEK
Noksanlaştırmak.
BERKİTMEK
Sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.
ÇEMKİTMEK
Hayvanlar korku duydukları zaman kulaklarını dikerek etrafa sert sert bakmak.
PERKİTMEK
İyice gererek, sıkıştırarak, vurarak sağlamlaştırmak : Cıvataları iyice perkittim. Vurmak, fırlatmak: İki taş perkitti, öldürecekti. Katılaştırmak. Sağlamlaştırmak. Eski türkçe berkitmek: kuvvetle çarparak birleştirmek.
BEKİTMEK
Kapamak, tıkamak.
BESKİTMEK
Vurmak.
KERKİTMEK
Bir şeyi yerinden gevşetmek. Bir şeyi sıkılamak, oturtmak.
SERKİTMEK
Zemberek boşalmak. Kurulmuş kapan, zemberek boşalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİTMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PEKİTME
Pekitmek işi, tekit.
ESGİTMEK
Eskitmek.
BEKİTME
Bekitmek işi.
ÖRSELEMEK
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.
YOYMAK
Yorumlamak, açıklamak. Başka anlam vermek; sözü, davranışı amacı dışında yorumlamak. Eski durumunu yitirmek, bozulmak, çirkinleşmek. Yabanıllaşmak. Yerine uymamak, tutmamak: Dikilen fidanlar yoydu. Tavuk, piliçlerini başından dağıtmak. Kuluçka tavuk, süresi dolmadan kalkmak. Başından savmak. Yazılan yazıyı silmek, bozmak. Bozmak, işe yaramaz duruma getirmek. Değiştirmek. Harcamak, yok etmek. Sivriltmek. Başaramamak, becerememek, eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak, kötü kullanmak, eskitmek. Silmek, imha etmek, izale etmek, bozmak.
FANDIRMAK
Yıprandırmak, eskitmek.
EPRETMEK
Eskitmek.
YIPRATMAK
Yıpranmış duruma getirmek, eskitmek. Türlü etkenler eski gücünü yok etmek.
IPRATMAK
Yıpratmak, eskitmek.
KAVİLEŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.
ESKİTME
Eskitmek işi.
PARALAMAK
Parçalamak. Dövmek, hırpalamak. Yıpratıp eskitmek.
EKSİTMEK
Eskitmek.