Sonu KİTİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kiti" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kiti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kiti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kiti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİTİ

Kin, kızgınlık, öfke. Anahtar : Kapının kitisi nerede.

BİKİTİ

Bir parça, azıcık, biraz.

  -   -   -  

Anlamında KİTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜTİKÜL

Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar. Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitinli katmanı.

BERKİTİLME

Berkitilmek işi.

KİTİK

Kadının dişilik organı. Kusur, eksiklik : Şimdiye kadar Ahmet'in bir kitiğini bulamadım. Kadınlarda üreme organı.

KİTİR

Gevrek, çabuk kınlan, az sert. Yalçın, sarp, taşlık yer : Oğlak kitirlerde dolanıyor. Leblebi. Sert toprak.

EPİKÜTİKÜLA

Eklem bacaklılarda kütikülanın en dış tabakası. Sklerotin içeren ancak kitin içermeyen ince tabaka.

KABUK

Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

ARCELLA

Bir hücreliler (Protozoa) alt aleminin, kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının, kabuklu amipler (Thecamoeba) alt takımından, iki veya çok sayıda çekirdekli, sarı veya kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzeyen türlere sahip bir cins. Testacealobosia alt sınıfında, Arcellinida takımında bulunan ameboyit protozoa cinsi.

ÇEVRİLGENLİK

Paranın serbestçe dövize çevrilebilirliği, konvertibilite. Herhangi bir ikitisadi değerin serbestçe bir başka iktisadi değere dönüştürülebilme özelliği.

BERKİDİLMEK

Kuvvetlendirilmek, pekitilmek.

BERKİLMEK

Pekişmek, sertleşmek, katılaşmak, sıkışmak. İncinmek, burkulmak. Tesbit edilmek, pekitilmek, pekişmek.

ESKİTİLME

Eskitilmek işi.

FAKOİDİTİS

Fakitis.

MÜSTAHKEM

Berkitilmiş, sağlamlaştırılmış, tahkim edilmiş.

MUVAKKİTHANE

Muvakkitin görev yaptığı yer.

EKLEMBACAKLILAR

Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.

ARSELLA

Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminin, kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının, kabuklu amipler (Thecamoeba) alt takımından, iki ya da çok sayıda çekirdekli, sarı ya da kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzeyen türlere sahip bir cins. (Arcella), Birgözeli, kökayaklılardan kabuklu-amipler (Thecamoeba) alt-takımına giren bir cins. İki ya da çok sayıda çekirdeklidir. Sarı ya da kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzer.

BERKİLÜ

Pekitilmiş, kapalı.

ÇAPAN

Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.

KİTİLİ

Çok ufak, bir parça : Dilenciye bir kitili ekmek bile vermedi.

KARAPAKS

Bazı hayvanlarda sırtı tamamen ya da kısmen örten kitinsi ya da kemiksi kalkan. Kaplumbağalarda kabuğun tümsek olan dorsal kısmına verilen ad. Bağa. Bazı hayvanlarda sırtı tamamen veya kısmen örten kitin veya kemikten oluşan kalkan.