Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kiremit" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kiremit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kiremit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kiremit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİREMİT
KİREMİT
Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİREMİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHYACI
Mahya yapan kimse. Kiremit aktarıcısı.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.
ANKUT
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Bir çeşit çekirdeksiz dut. Paçalı iyi cins güvercin. Salkım, üzüm çöpü: Bir ankur üzüm yedim. Kırmızıya yakın koyu sarı renk.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ARSANA
Değirmen taşının ters döndürülerek buğdayın bulgur haline, kiremit parçalarının inceltilerek kum haline getirildiği yer.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
KİREMİTHANE
Kiremit yapılmış olan yer.
ANKIT
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt.
KONYAK
İspirto derecesi yüksek, özel kokulu, kiremit renginde bir içki türü, kanyak.
HORASAN
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
KİREMİTÇİLİK
Kiremitçinin yaptığı iş.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
ARŞIN
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü. 40 cm.lik uzunluk ölçüsü. Açılmış iki kol arasındaki uzunluk. 65 cm. lik uzunluk ölçüsü. Büyük adım. 12 karış. 75 cm.lik uzunluk ölçüsü. Boya olarak kullanılan kiremit renginde toprak. Arşın, yaklaşık 68 cm.lik uzunluk ölçüsü. İki ucu çatallı, ip dolamaya yarayan çubuk.
ANK
Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Kavun, karpuz ve benzerleri nin çiçekten sonraki olgunlaşmamış hali.
KİREMİTÇİ
Kiremit yapan, satan veya döşeyen kimse.
ANRIK
Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt.
AYMALIK
Bağlardaki bekçi kulübesi. Evlerde kiremit altı.