Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kinlik" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kinlik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kinlik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kinlik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
IŞINETKİNLİK, IŞIMETKİNLİK
DEĞİŞKİNLİK, GİRİŞKİNLİK, GELİŞKİNLİK, YETİŞKİNLİK
ERİŞKİNLİK, İLİŞKİNLİK
ÇİRKİNLİK, MEŞKİNLİK, ÇİSKİNLİK, YETKİNLİK, TEPKİNLİK, ŞİŞKİNLİK, SEÇKİNLİK, PİŞKİNLİK, MİSKİNLİK, KESKİNLİK, GEÇKİNLİK, BİTKİNLİK
SAKİNLİK, İÇKİNLİK, ETKİNLİK, ERKİNLİK
EKİNLİK, İKİNLİK
KİNLİK
KİNLİK
Ocak kenarı.
GELİŞKİNLİK
Gelişkin olma durumu.
ÇİRKİNLİK
Çirkin olma durumu. Çirkin olanın niteliği.
IŞINETKİNLİK
Çekirdekleri kalımsız olan kimi öğelerin, kendiliğinden parçalanarak başka özdekler oluşturmaları ve bu süreç içinde &, ß parçacıkları ile y ışınları yaymaları.
YETİŞKİNLİK
Yetişkin olma durumu.
IŞIMETKİNLİK
Dayanaksız kimi öğecik çekirdeklerinin kendiliğinden parçalanması özelliği.
ŞİŞKİNLİK
Şişkin olma durumu. Bağırsaklarda gaz birikmesi sonucu karında oluşan şişme ve gerginlik. Kabarıklık, şişlik. Enflasyon.
YETKİNLİK
Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet.
ERİŞKİNLİK
Erişkin olma durumu, olgunluk, kâhillik.
DEĞİŞKİNLİK
Değişkin olma durumu.
İLİŞKİNLİK
İlişkin olma durumu, aidiyet.
GİRİŞKİNLİK
Girişkenlik.
SEÇKİNLİK
Seçkin olma durumu, mümtazlık.
ÇİSKİNLİK
Yağmur sonundaki ıslaklık.
MEŞKİNLİK
Büyük sofaların önündeki sahanlık, aralık.
TEPKİNLİK
Tepkin olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİNLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİDİYET
İlişkinlik. İlgi.
AKTİFLİK
Etkinlik.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).
CANLANDIRMAK
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
ETKİNCİLİK
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştirme, aktivizm. İnsan hayatı ve düşüncesinde başlıca gerçekliğin etki ve eylem olduğunu öne süren öğreti ve dünya görüşü, aktivizm.
ASUDELİK
Sakinlik, rahatlık.
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist.
BİÇİMSİZLİK
Biçimsiz olma durumu. Çirkinlik, yakışıksızlık.
DONATIM
Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi.
AKTİVİTE
Etkinlik.
DERMANSIZLIK
Bitkinlik.
ECZACILIK
Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
ENFLASYON
Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.
BEZE
Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BOMBE
Şişkinlik, kabarıklık.