Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kincil" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kincil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kincil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kincil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİNCİL
İntikamcı.
İKİNCİL
Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİNCİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATRAK
İkincil ağızlı hayvanlardan, kordalılar (Chordata) alt filumunun, kafatassızlar (Acrania) dalından, 6 cm kadar uzunlukta, saydam, sırt ve anüs yüzgeçleri bulunan, Avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Amfiyoksüs. (karşılık: amfiyoksüs, Amphioxus lanceolatum), İkincil ağızlı hayvanlardan kordalılar (Chordata) alt-filumunun kafatassızlar (Acrania) dalından bir tür. Uzunluğu 6 cm. Saydamdır. Sırt ve anüs yüzgeçleri vardır. Avrupa denizlerinde yaşar.
KÖKÇÜK
Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök.
ASKAROSİT
Askaritlerde bulunan, askariloz şekeri ve ikincil olarak bir seri monol ve diol alkolden meydana gelmiş bir glikozit.
ALTÖZEK
Birçok işgörüler için kentin özeğine bağlı olmakla birlikte, çevresinde yaşayan küçük toplulukların tecimsel, ekinsel, dinlenme ve eğlenmeyle ilgili ve benzerleri gereksinmelerini bir ölçüde karşılayabilen ve kent büyüdükçe sayıları da artan ikincil önemdeki kent özekleri.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
ALBİTLEŞME
Bir kayaçta, ikincil bir mineral olarak albitin üremesi.
AKTİVİZM
Etkincilik.
DENİZKESTANELERİ
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
SEKUNDER
İkincil.
ANDROJENLER
Erkek organizmanın testislerinde ya da az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu, çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Örnek: Testosteron. Erkek organizmanın testislerinde veya az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Erkeklik hormonları.
TALİ
İkinci derecede olan, ikincil.
BALAD
Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.
DENATÜRASYON
Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi. Bir maddenin ısı, ışın ve benzerleri etkilerle doğal niteliklerinin değişmesi veya değiştirilmesi. Belirli pH sınırlarının dışı ve yüksek sıcaklık gibi fiziksel etkenlerle veya bazı kimyasal maddelerin etkisiyle DNA'nın iki polinükleotidini bir arada tutan hidrojen bağlarının koparılarak tek zincirli DNA oluşturulması veya bir proteinin birincil yapısı bozulmadan ikincil, üçüncül veya dördüncül yapısının bozulmasında olduğu gibi bir makromolekülün doğal yapısının bozulması ve biyolojik etkinliğini kaybetmesi.
DİNOD
Bir fotoçoğaltıcı tüpte bulunan bir ara elektrot. Temel işlevi, ikincil elektron yayınlamak olan elektrot.
TOPLUMCULUK
Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm, erkincilik karşıtı.
LİBERALİZM
Serbestlik. Erkincilik.
ARAYÖNLER
Dört anayönün aralarında kalan, önce 45, sonra da 22.30 derecelik açılarla, bölünerek saptanan ikincil yönler.
ALDOSTERONİZM
Aşırı aldosteron salınımı sonucunda oluşan kan basıncının yükselmesi, idrarla aşırı potasyum yitirilmesi, kaslarda güçsüzlük ve hipertansiyonla belirgin, birincil ve ikincil olarak iki biçimi bulunan bir hastalık, hiperaldosteronizm, Conn sendromu.
DEVLETÇİLİK
Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.