KİLİSE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kilise" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kilise ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kilise ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kilise olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİLİSE

Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.

KİLİSECİK

Saraylarda Hıristiyan ermişlerinin giysilerinin saklandığı yer. Saraylarda yapılan küçük tapınma yeri. Kiliselerin yan sahınlarında bulunan hücrelerde hazırlanmış tapınma köşeleri.

  -   -   -  

Anlamında KİLİSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİLİSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENGİZİSYON

Orta Çağda, Katoliklerde katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı.

PATRİK

Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

JÜBİLE

Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. Tevrat'a göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. Bir sanat veya spor dalında uzun süre çalışanların onuruna düzenlenen kutlama töreni.

KUDAS

Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.

PROTESTANLIK

Protestan olma durumu. Anglikan, Lüterci, Kalvenci gibi türlü kolları içine alan, papanın dinî başkanlığını ve Katolik kurallarını tanımayan kilise birliği.

ANGLİKANİZM

İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.

ANGLİKAN

İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.

SKOLASTİK

İnanç ve bilgiyi kiliseyle, özellikle Aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Orta Çağ felsefesi. Bu felsefe ile ilgili olan. Orta Çağ yöntemlerine uygun, eski.

ZANGOÇ

Kilise hizmetini gören ve çan çalan kimse.

YORTU

Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler.

BAŞKİLİSE

Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.

ORTODOKS

Hristiyan mezheplerinden biri. Bu mezhebe bağlı olan kimse. Dogmaya ve kilise öğretisine uygun olan.

KATEDRAL

Başkilise.

ORTODOKSLUK

Meşru kilisenin resmî kararlarına uygun öğreti ve düşüncelerin bütünü. Doğu Hristiyan kiliseleri tarafından sürdürülen, Yunan ve Slavların çoğunun benimsediği mezhep.

PAPA

Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

SAHN

Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

KATOLİK

Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik mezhebinden olan kimse. Hristiyanlığın mezheplerinden biri.

ORG

Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.