Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kilemek" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kilemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kilemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kilemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİSKİLEMEK, KİŞKİLEMEK, TERKİLEMEK, TİRKİLEMEK, TİSKİLEMEK
ETKİLEMEK, SEKİLEMEK, ESKİLEMEK, PEKİLEMEK, VEKİLEMEK
İKİLEMEK, IKİLEMEK
KİLEMEK
KİLEMEK
Yakınmak. Kilitlemek.
KİSKİLEMEK
İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.
TİRKİLEMEK
Arka arkaya sıralamak (vagon, deve ve benzerleri şeyler için).
PEKİLEMEK
Örtmek, kapatmak, sürgülemek : Kapıyı peki.
TİSKİLEMEK
Fiske vurmak.
ETKİLEMEK
Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.
VEKİLEMEK
Teke, dişisini gördüğünde vek vek diye ses çıkarmak.
SEKİLEMEK
Bir yamacı ağaçlandırmak için sekiler (I) yapmak, teraslamak.
TERKİLEMEK
At ve benzerleri hayvanlar terkilerinde yük taşıyamaz duruma gelmek.
KİŞKİLEMEK
İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.
İKİLEMEK
Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak. Tekrarlamak, yinelemek. Tarlayı iki kez sürmek.
IKİLEMEK
Tarlayı iki kez sürmek, aktarmak.
ESKİLEMEK
Propilozmos ya da eski denilen hastalığa tutulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İKİLEME
İkilemek işi. Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi.
SEKİLEME
Sekilemek işi, teraslama.
KOYMAK
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
BÜRÜMEK
Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek. Çok, güçlü etkilemek.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
SİLKELEMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.
ÇİFTLEMEK
Çift duruma getirmek, ikilemek. Dişi ile erkeği bir araya getirmek.
PSİKOTERAPİ
Hekimin hastayı etkilemek için kullandığı söz veya davranışa dayalı psikolojik yöntemlerin bütünü.
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.
ETKİLEME
Etkilemek işi, tesir.
ELEKTRİKLEMEK
Üzerinde elektrik gücü bulunmayan bir iletkene, elektrikli başka bir iletkeni yaklaştırmak veya değdirmek yoluyla elektrik gücü vermek. Etkilemek.
ETKİLEŞMEK
Karşılıklı olarak birbirini etkilemek.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
CEZBETMEK
Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek.
HAMASİ
Yiğitlerden ve yiğitliklerden söz eden (destan, şiir). Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak için abartılı (anlatım).
HAMASET
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse).
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.