Sonu KİBAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kibar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kibar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kibar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kibar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİBAR

Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse). Büyükler, ulular. Soylu, köklü (kimse, aile).

KELAMIKİBAR

Özdeyiş.

  -   -   -  

Anlamında KİBAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİBAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAVALYE

Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek. Kibar erkek.

AYAÇA

Sevgili hanım, sevgili kibar hanım.

EFENDİ

Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.

İNCELMEK

İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.

RİKKATLİ

Nazik, kibar, ince.

KİBARLAŞMAK

Kibar duruma gelmek, kibarlık kazanmak.

ZÜREFA

Kibarlar, nazikler.

CENTİLMEN

İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).

ÖZDEYİŞ

Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz, vecize, ülger, kelamıkibar, aforizm, aforizma, motto.

KOSTAK

Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. Yiğit, kabadayı, yürekli.

KİBARCA

Kibar bir insana yakışacak biçimde, kibarcasına.

GIRGUN

Kibar, düzgün konuşan kişi.

ERNİK

Eskimeğe yüz tutmuş kumaş ya da elbise. Erimeğe başlamış kar. Erimeğe yüz tutmuş salamura peynir. Erimiş yağ. Eski minder yüzü. Kadınların kullandıkları allık. İnce, dayanıksız: Bu ipekli çok ernik. İnce davranışlı, kibar.

KOSTAKLANMAK

Zarif, kibar görünmeye çalışmak, çalım satmak, gösteriş yapmak.

AMİYANE

Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.

KİBARLIK

Kibar olma durumu, incelik. Kibar bir insana yakışacak biçimdeki söz veya davranış.

GAYDALANMAK

Bayılacak kadar korkmak. Delirmek, çıldırmak. Kibarlaşmak: Karşımda gaydalanma. Sekerek yürümek. Koşmak.

GİSSADE

Zarif, kibar, soylu kişi.

CİBECİK

Kibar, zarif endamlı.

GİŞİ

Koca, eş. Kişi, insan. Zarif, kibar, soylu kişi. Kişi, erkek. Kadının kocası. Kişi (bk. kişi). Eski türkçe kişi: kişi; çalışan kimse; erkek. Kişi. Kişi, koca.