Kelimeler arşivi içinde; başında "keskin" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. keskin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu keskin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde keskin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESKİNLEŞTİRMEK
KESKİNLEŞTİRME
KESKİNLETMEK, KESKİNLEŞMEK
KESKİNLETME, KESKİNCİLİK, KESKİNKESER, KESKİNLEŞME
KESKİNLER, KESKİNMEK, KESKİNLİK, KESKİNCİK
KESKİNER, KESKİNEL, KESKİNCİ, KESKİNCE, KESKİNAY
KESKİN
KESKİN
Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.
KESKİNCİK
Hatay ili, Babatorun nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KESKİNCİLİK
Keskinci olma durumu.
KESKİNMEK
Çentmek.
KESKİNLEŞME
Keskinleşmek işi.
KESKİNLETME
Keskinletmek işi.
KESKİNLEŞMEK
Keskin duruma gelmek.
KESKİNLER
Ata binmekte, kılıç ve mızrak kullanmakta, tüfek atmakta ustalık kazanmış kimseler.
KESKİNLEŞTİRMEK
Keskin duruma getirmek.
KESKİNEL
Etkili ve sert kişilikli kimse.
KESKİNLETMEK
Keskin duruma getirmek.
KESKİNKESER
Ağaç yontma keseri. (Senirkent Isparta).
KESKİNER
Etkili ve sert kişilikli kimse.
KESKİNLEŞTİRME
Keskinleştirmek işi.
KESKİNCİ
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse.
KESKİNLİK
Keskin olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESKİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ÇINGIRTI
Çıngırağın sesine benzer keskin ve kesik sesin adı.
ÇIĞLIK
Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
BİLEMEK
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
DÜDÜK
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
DÜVEN
Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
BIÇAK
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
DARIFÜLFÜL
Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).
ÇOBANDÜDÜĞÜ
İki çeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan, nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneci otu (Asarum europaeum).
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.