KESİNTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kesinti" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kesinti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kesinti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesinti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KESİNTİSİZLİK

10 harfli kelimeler

KESİNTİSİZ

9 harfli kelimeler

KESİNTİLİ

7 harfli kelimeler

KESİNTİ

Bazı kelimelerin anlamları

KESİNTİ

Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.

KESİNTİSİZ

Aralıksız. Hiçbir vergi kesilmeden verilen (para).

KESİNTİSİZLİK

Kesintisiz olma durumu.

KESİNTİLİ

Ara verilerek yapılan. Kesintisi olan (para).

  -   -   -  

Anlamında KESİNTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

FASILA

Aralık, ara, kesinti.

DEVAMLI

Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.

KIRPMAK

Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.

STOPAJ

Ön kesinti.

HEMZE

Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz.

İNKITA

Kesilme, kesinti.

TAM

Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.

SÜREKLİ

Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

DURMADAN

Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

LAYENKATİ

Kesintisiz, aralıksız.

NET

Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.

BRÜT

Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).

FASILASIZ

Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.

ARALIKSIZ

Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

TİRAT

Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça. Uzun ve tumturaklı konuşma. Yazı veya konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi.

BOŞLUK

Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

SÜREKLİLİK

Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık.

TEVKİFAT

Para konusunda kesintiler. Tutuklamalar.