Kelimeler arşivi içinde; başında "kesinti" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kesinti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kesinti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesinti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESİNTİSİZLİK
KESİNTİSİZ
KESİNTİLİ
KESİNTİ
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.
KESİNTİSİZ
Aralıksız. Hiçbir vergi kesilmeden verilen (para).
KESİNTİSİZLİK
Kesintisiz olma durumu.
KESİNTİLİ
Ara verilerek yapılan. Kesintisi olan (para).
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
FASILA
Aralık, ara, kesinti.
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.
KIRPMAK
Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.
STOPAJ
Ön kesinti.
HEMZE
Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz.
İNKITA
Kesilme, kesinti.
TAM
Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.
SÜREKLİ
Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.
DURMADAN
Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
LAYENKATİ
Kesintisiz, aralıksız.
NET
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.
BRÜT
Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).
FASILASIZ
Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
TİRAT
Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça. Uzun ve tumturaklı konuşma. Yazı veya konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
SÜREKLİLİK
Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık.
TEVKİFAT
Para konusunda kesintiler. Tutuklamalar.