KESİLME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kesilme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. kesilme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kesilme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesilme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KESİLMEĞ, KESİLMEK

7 harfli kelimeler

KESİLME

Bazı kelimelerin anlamları

KESİLME

Kesilmek işi.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

KESİLMEĞ

Kalmamak, vazgeçmemek: Kesilip gelip giden, seni kimden sorayım.

  -   -   -  

Anlamında KESİLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KESİLİŞ

Kesilme işi.

BAYGINTI

Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

BAŞKESİT

Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.

KESTİRMEK

Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.

KAT

Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Makam, mevki. Giyeceklerde takım. Katman. Ön, yan. Apartman dairesi. Sonuca bağlama, bitirme. Kesme. Kesme, kesilme. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Kez, defa, misil. İlgiyi kesme. Huzur. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Tekrarlanan bir sayının toplamı.

DOĞRANMAK

Kesilmek, parça parça edilmek. Kesilir gibi ağrımak.

DEVAM

Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme. Ek, parça. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz.

İNKITA

Kesilme, kesinti.

ÇÖZÜLÜM

Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.

DİNMEK

Sona ermek, bitmek, durmak. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak. İyileşmek.

KASAPLIK

Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.

KESİNTİSİZ

Aralıksız. Hiçbir vergi kesilmeden verilen (para).

KATILMAK

Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Ortak olmak, benimsemek.

KAPANMAK

Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

KESİKSİZ

Kesilmeden süren, sürekli, süreli, devamlı, mütemadi. Ara vermeden. Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı).

ARASIZ

Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.

BERBER

Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar. Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar.