Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kesici" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kesici ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kesici olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kesici olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KESİCİ
Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.
ÖNKESİCİ
Delgi, freze bıçağı ve bazı rendelerde talaş kaldırıcının koparma yapmaması için önceden ağacı kesen sivri uç.
YANKESİCİ
Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.
ÇARKÇI
Kesici aletleri çarkla bileyen kimse, bileyici. Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse.
CEPÇİLİK
Yankesicilik.
BİLEMEK
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.
KEMİRGENLER
Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyi gelişmiş memeliler takımı, kemiriciler.
İVGİ
Ağaç oymaya yarar kesici araç.
BİLEYİCİ
Kesici aletleri bilemeyi iş edinmiş olan (kimse).
KEÇİTIRNAĞI
Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi.
KESİCİLİK
Kesici olma durumu. Kesicinin yaptığı iş.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BİLEĞİ
Kesici araçları bilemek için kullanılan alet.
BIÇAK
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.
ANALJEZİK
Ağrı kesici.
CEPÇİ
Yankesici.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
KEMİRGEN
Kesici dişleri çok iyi gelişmiş olan (hayvan).
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.
ESKRİM
Dürtücü kılıç, kesici kılıç ve delici kılıç adı verilen silahlarla yapılmış olan spor, kılıç oyunu.
ÇARPTIRMAK
Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak. Yankesiciye kaptırmak.
BIÇAKÇI
Bıçak vb. kesici araçlar yapan veya satan kimse.