KERTİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kertik" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. kertik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kertik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kertik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KERTİKLEMEK

10 harfli kelimeler

KERTİKLEME

9 harfli kelimeler

KERTİKBAŞ, KERTİKSİZ

8 harfli kelimeler

KERTİKLİ

6 harfli kelimeler

KERTİK

Bazı kelimelerin anlamları

KERTİK

Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.

KERTİKLEME

Kertiklemek işi.

KERTİKBAŞ

Erkeğin cinsiyet organı.

KERTİKSİZ

Kertiği olmayan.

KERTİKLEMEK

Kertik açmak.

KERTİKLİ

Kertiği olan.

  -   -   -  

Anlamında KERTİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KERTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİDİK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Kaz ve ördek yavrusu. Köpek, köpek yavrusu. Keçi yavrusu, oğlak. Bir parça, azıcık, biraz. Deve yavrusu, bir aylık deve yavrusu. Köpek adı olarak kullanılan ve köpek çağırmaya yarayan ünlem. Hindi yavrusu. Tortu. Muntazam girinti çıkıntılar biçimindeki süs, kertik. Yağlı tandır ekmeği. Son, uç. Köşe, bucak, uç, açı. Köpek yavrusu.

BAGEN

Mısırı kurutmak ve tanelemek için dört direk üzerine kurulan yer. Uçları kertik ağaçlarla yapılan baraka, salaş.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

KAYIŞEVİ

Boyunduruğun orta kısmında bulunan, kayışın kolaylıkla bağlanmasını sağlayan kertikli kısım.

GED

Tarlada biçilen otları bir yere toplamak için kullanılan iki uzun sırık. Çukur, oyuk. Yarımada şeklinde çıkıntı. Kertik, gedik. Eksik, kısa: İşini bitir ged bırakma. Hayvanların kulaklarını yararak yapılan işaret. Yüksek yer, tepe. Otobüslerin dış lastiklerinde meydana gelen yarıkları kapamak için, yarığın iç kısmına konan lastik parçası. (Kümbet Eskişehir).

KERTİG

Kertik.

TIRNAKLIK

Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.

TIRTIL

Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

ÇENTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.

İNSİSURA

Çentik, kertik, kesik.

KENİŞLEMEK

Oymak,kertiklemek: Hendeğin kenarını kenişledim. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

GEDEL

Kertik, gedik. Engebeli tarlalarda duvarla ayrılmış bölümler. Yamaçlar üzerinde yapılan set set tarlalar. Tahta duvar. Birbirinin üzerine konulan merteklerin dışarda kalan uçları.

DANDİN

Hoppa, şımarık, nazlı, yaramaz. Üzerinde yufka sarılı olan oklavaların konulduğu kertikli ağaç.

GEZ

Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

KERTÜKLEMEK

Yontmak, çizmek, kertik yapmak.

KERTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek. Sertçe sürtünmek.

KERTÜK

Kertik.

FELENK

Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.

ÇENTİK

Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

DIRTMAK

Ağacın gövdesinde basamak şeklinde kertikler yapmak.