Kelimeler arşivi içinde; başında "keres" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. keres ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu keres ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde keres olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KERESTECİLİK
KERESLENMEK
KERESSİMEK, KERESTELİK
KERESİMEK, KERESTECİ, KERESTELİ
KERESEK, KERESTE
KERESE
KERES
KERES
Büyük ve derin karavana.
KERESLENMEK
Nazlanmak.
KERESTECİLİK
Kerestecinin yaptığı iş.
KERESSİMEK
Pekmez ekşiyip köpürmek.
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.
KERESİMEK
Pekmez ekşiyip köpürmek.
KERESTELİ
İri yapılı.
KERESEK
Uyuşuk, pısırık.
KERESTELİK
Kereste yapılmaya elverişli (ağaç).
KERESE
Fayton.
KERESTECİ
Kereste satan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IHLAMUR
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia). Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek. Bu ağacın güzel kokulu çiçeği.
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
HUŞ
Gürgengillerden, kerestelik bir ağaç cinsi (Betula).
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.
DİŞBUDAK
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç, demircik (Fraxinus excelsior). Bu ağaçtan yapılmış.
GÜRGENGİLLER
İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
HIZARCI
Hızar işleten, hızarla kereste biçen kimse.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
HIZAR
Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
GÜRGEN
Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç, karagürgen (Carpinus betulus). Bu ağaçtan yapılmış.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ÇİTLEMBİK
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç, çıtlık, menengiç (Celtis australis). Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
AZMAN
Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.
KALAS
Kalın biçilmiş uzun tahta. Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. Kaba, anlayışsız kimse, kereste.