Kelimeler arşivi içinde; başında "kepçe" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kepçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kepçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kepçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEPÇEBURUN, KEPÇELEMEK
KEPÇELEME
KEPÇECİK, KEPÇECİL, KEPÇEÇİK
KEPÇELİ
KEPÇE
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
KEPÇELİ
Kepçesi olan.
KEPÇEÇİK
Yağmur duası.
KEPÇEBURUN
Bir tür yaban ördeği.
KEPÇELEMEK
Yere düşmekte olan topu, iki eli kepçe biçimine getirip eğilerek yere değmeden kurtarmak.
KEPÇECİL
Kaşıkçıl kuşu.
KEPÇECİK
Yağmur duası. Yumurtadan yeni çıkmış kurbağa yavrusu.
KEPÇELEME
Kepçelemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEPÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DREÇ
Ağlı kepçe, tarama ağı.
ÇALKU
Bahçe süpürgesi. Kepçe.
DALDIZ
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.
KULAKLIK
Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf. Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç. Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç.
SAYVAN
Güneşten, yağmurdan korunmak için veya süs olarak bir şeyin üzerine çekilen dam saçağı gibi düz veya eğimli örtü. Kulak kepçesi. Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer.
KULAKSIZ
Kulak kepçesi olmayan.
CÖMCEK
Kepçe, büyük tahta kaşık.
CÖMÇE
Kepçe, büyük tahta kaşık.
CÖMCE
Kepçe, büyük tahta kaşık.
ÇÖMÇE
Tahta kepçe, çemçe.
BACÇA
Delikli kepçe, süzgeç.
CAPCAK
Çeşme veya kuyu yanlarındaki kepçe şeklinde ağaç maşrapa, maşrapa.
CÜMÜŞ
Kepçe. Manda.
SAPLI
Sapı olan. Büyük kepçe. Saplanmış olarak.
MABLAK
Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet. Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe.
CANCUK
Aceleci. Çeşme veya kuyu yanlarındaki kepçe şeklinde ağaç maşrapa, maşrapa. Cancağız.
ANTİTRAGUS
Kulak kepçesinde tragusun karşısındaki çıkıntı.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
SÜZGÜ
Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
AKTIRAÇ
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Yemeklerde kullanılan kepçe. (Üreyil Kütahya).