KELEM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kelem" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kelem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kelem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kelem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KELEMEKEŞİR, KELEMYENİCE

9 harfli kelimeler

KELEMELİK, KELEMLEME

8 harfli kelimeler

KELEMİYE

7 harfli kelimeler

KELEMCE, KELEMİY, KELEMLE, KELEMNE

6 harfli kelimeler

KELEME, KELEMİ

5 harfli kelimeler

KELEM

Bazı kelimelerin anlamları

KELEM

Lahana.

KELEMLEME

Sürülmeden bırakılmış tarla.

KELEMİ

Sürülmeden bırakılmış tarla. Bakımsız bahçe ya da bağ. Açık yeşil renk.

KELEME

Sürülmeden bırakılmış (tarla). Bakımsız bırakılmış (bağ ya da bahçe).

KELEMYENİCE

Kütahya ilinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KELEMELİK

Sürülmeden bırakılmış tarla.

KELEMİYE

Sürülmeden bırakılmış tarla. Tarlayı nadas etmeden ekme.

KELEMNE

Sürülmeden bırakılmış tarla. Papatya. Bir yıl sürülmemiş tarla.

KELEMLE

Sürülmeden bırakılmış tarla.

KELEMCE

Meyve ağaçlarının sürgünü.

KELEMİY

Yeni sürülen toprak.

KELEMEKEŞİR

Kırlarda biten ve çorbaya konulan bir çeşit bitki.

  -   -   -  

Anlamında KELEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KELEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEKELEME

Kekelemek işi.

KEKELEYİŞ

Kekeleme işi.

SİLKELEYİŞ

Silkeleme işi.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

TEKLEMEK

Sık fideleri seyrekleştirmek. Tabanca bozulup tutukluk yapmak. Motorda pistonun biri çalışmamak. Kalp düzenli çalışmamak. Kekelemek.

LEKELEME

Lekelemek işi. Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme.

SİLKELEME

Silkelemek işi.

ÇIRKMAK

Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.

PARKELEME

Parkelemek işi.

KİRLETMEK

Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.

ÇEKELEME

Çekelemek işi.

MÜREKKEPLEMEK

Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.

SİKKELEME

Sikkelemek işi.

LAHANA

Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea).

KARAMAK

Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.

MASKELEME

Maskelemek işi.

TENEKELEME

Tenekelemek işi.

SİLKELENMEK

Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.

FİSKELEME

Fiskelemek işi.

MASKELENMEK

Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak. Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek.