Kelimeler arşivi içinde; başında "kelem" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kelem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kelem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kelem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KELEMEKEŞİR, KELEMYENİCE
KELEMELİK, KELEMLEME
KELEMİYE
KELEMCE, KELEMİY, KELEMLE, KELEMNE
KELEME, KELEMİ
KELEM
KELEM
Lahana.
KELEMLEME
Sürülmeden bırakılmış tarla.
KELEMİ
Sürülmeden bırakılmış tarla. Bakımsız bahçe ya da bağ. Açık yeşil renk.
KELEME
Sürülmeden bırakılmış (tarla). Bakımsız bırakılmış (bağ ya da bahçe).
KELEMYENİCE
Kütahya ilinde, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KELEMELİK
Sürülmeden bırakılmış tarla.
KELEMİYE
Sürülmeden bırakılmış tarla. Tarlayı nadas etmeden ekme.
KELEMNE
Sürülmeden bırakılmış tarla. Papatya. Bir yıl sürülmemiş tarla.
KELEMLE
Sürülmeden bırakılmış tarla.
KELEMCE
Meyve ağaçlarının sürgünü.
KELEMİY
Yeni sürülen toprak.
KELEMEKEŞİR
Kırlarda biten ve çorbaya konulan bir çeşit bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde KELEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEKELEME
Kekelemek işi.
KEKELEYİŞ
Kekeleme işi.
SİLKELEYİŞ
Silkeleme işi.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
TEKLEMEK
Sık fideleri seyrekleştirmek. Tabanca bozulup tutukluk yapmak. Motorda pistonun biri çalışmamak. Kalp düzenli çalışmamak. Kekelemek.
LEKELEME
Lekelemek işi. Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme.
SİLKELEME
Silkelemek işi.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
PARKELEME
Parkelemek işi.
KİRLETMEK
Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.
ÇEKELEME
Çekelemek işi.
MÜREKKEPLEMEK
Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.
SİKKELEME
Sikkelemek işi.
LAHANA
Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea).
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
MASKELEME
Maskelemek işi.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
SİLKELENMEK
Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.
FİSKELEME
Fiskelemek işi.
MASKELENMEK
Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak. Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek.