Kelimeler arşivi içinde; sonunda "keleb" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu keleb ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında keleb olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde keleb olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KELEB
KELEB
İplik çilesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KELEB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KRİZALİT
Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu.
KARATABAN
İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı.
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
BOZKARINCA
Küçük karaciğer kelebeğinin ikinci arakonakçılarından bir karınca türü.
ALTINKELEBEK
Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.
ÜZÜMGÜNEŞİ
İnce uzun gövdeli, ön kanatlı ve ince duyargalı küçük kelebek.
BEDALİZA
Kelebek.
KONMAK
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
TIRTIL
Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.
FİYONK
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka. Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek.
BEPELA
Kelebek.
DÜRMECE
Bağlarda, tomurcuk, yaprak ve salkım yiyerek yaşayan, sarımsı gece kelebeği (Sparganothis pilleriana).
BEDELİZE
Kelebek.
ALEMİT
İplik çilelerini çözgü kalemlerine sarmaya yarıyan çark, dolap. İplik kelebini masaraya sarmağa yarayan dört tahta kanatlı aygıt. (Derekuşçulu Görele Giresun).
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
FELFELEK
Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).
PAPYON
Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat.