Kelimeler arşivi içinde; başında "kefi" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kefi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kefi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kefi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEFİLEŞMEK, KEFİNNEMEK
KEFİLLİK
KEFİYE
KEFİL, KEFİN, KEFİR
KEFİ
KEFİ
Köpük.
KEFİLEŞMEK
Konuşmak.
KEFİLLİK
Kefalet.
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse.
KEFİNNEMEK
Kefene sarmak.
KEFİN
Köpük. Kefen. Yastık yüzü. (Başkışla Karaman Konya).
KEFİYE
Arapların kullandığı ve omuzları da örten, püsküllü erkek başörtüsü.
KEFİR
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
ZAİM
Osmanlı İmparatorluğu'nda zeamet adı verilen toprakları tasarruf etme hakkına sahip olan kişiler. Zaim topraktan elde ettiği gelirin ilk beş bin akçesi hariç sonraki her beş bin akçe için bir cebelu beslemek zorundadır. Kefil.
AVALİST
Ticari senetlerden doğan bir borca şerh ve imza koyarak kefil olan kişi. karşılığı kefil.
SÖYKELENMEK
Dayanışmak, birbirine kefil olmak. Uzanmak, yatmak, yaslanmak.
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik.
TEKEFFÜL
Bir şeyin sorumluluğunu üzerine alma, yükümlenme. Kefil olma.
KEFALETNAME
Bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge, kefillik kâğıdı.
MÜSAİB
Arapça kökenli musahib. Arkadaşlık eden, yol arkadaşı, yol ve can kardeşi. Karı kocanın seçtiği "kefil" anlamında eş.
VARİS
Toplardamar genişlemesi, ordubozan. Kalıtçı. Vekil, kefil. Bir veya daha fazla toplardamar, atardamar veya lenf damarı duvarında torba veya kese biçiminde yerel genişleme göstermesi, variks, varikosite. Kıvrıntılar gösteren genişlemiş toplardamar.
SÖYKEME
Eğri yer, bayır, yamaç. Destek, dayak, kefil.