Sonu KEDERLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kederli" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kederli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kederli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kederli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KEDERLİ

Acılı, üzüntülü, mükedder.

  -   -   -  

Anlamında KEDERLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEDERLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

FİRĞET

Dertli, kederli.

DERAMETLİ

Derli toplu yer, şey. Derli toplu kişi. Dertli, kederli kişi.

DUNUK

Donuk, mat, bulanıkça. Rengi bozuk şeyler hakkında kullanılır: Bu pazenin rengi dunuk. Güneş tutulması. Kederli. Keder, kederlilik.

SILGIN

Kırık dökük. Dağınık. Sıkıntılı, kederli. Çekingen, gözü korkmuş.

ELEMLİ

Üzüntülü, kederli.

ŞİKESTE

Kırılmış, kırık. Gücenmiş, kırgın, kederli. Yenilmiş, yenik düşmüş.

MEYYUS

Arapça kökenli me'yûs: meyus; kederli; üzgün.

FİNEYERLİ

Her zaman üzüntülü, kederli olan kişi.

KAMLI

Kapalı (hava için). Öfkeli, kederli (insan).

KEDERLENMEK

Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

BÜRMEK

Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak. Ağacın kuruması için köküne yakın bir yerinden kabuğunu soymak. Katlamak, devşirmek. Kederli bir insan seslice ağlamak.

DÜŞÜNGÜLÜ

Sıkıntılı, kederli.

KARAVELLİ

Dertli, kederli. Âşık öykülerinin içinde, öykünün ana temasından ayrı olarak söylenen ve genellikle gülmeceye dayanan küçük öykü. Çoğu kez bir masaldır, örnek : Pırtlatan pekmez.

HACİL

Kederli, üzgün. Arapça kökenli hacel: Utanmış, mahcup (Erzincan Merkez) '.

BAŞIBAĞLI

Yaslı, kederli. Orman ağaçlarının kesildikten sonra kuruyan kök kısmı: Ulan bugün odun bulamadım, hep başıbağlı kestim. Tütün yapraklarının ellere göre toplananları üst üste konulup saplarından bağlanarak meydana getirilen demeti.

ASİYE

İsyan eden. l. Direk, sütun. Acılı, kederli üzüntülü kadın. Hz. Musa'yı Nil'den çıkararak büyütüp yetiştiren Firavun'un eşi.

ACINAKLI

Elemli, kederli, acılı.