Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaşıkla" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaşıkla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kaşıkla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaşıkla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAŞIKLA
KAŞIKLA
Kaşık konulan sepet, kaşıklık. Arabalarda boyunduruk takmağa yarayan delikli eğik araç. (Mudurnu Bolu). Kaşık sepeti. (Oklubalı Eskişehir).
Bu bölümde tanımı içerisinde KAŞIKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİŞİ
Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı.
EĞDİ
Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.
POSYON
Ağızdan kaşıkla verilen, bir veya daha fazla etkin maddeyi içeren ve tatlı lezzetli bir ilaç biçimi.
KAŞIKLATMAK
Kaşıklama işini yaptırmak.
KAŞIKLANMA
Kaşıklanmak işi veya durumu.
KAŞIKLAYIŞ
Kaşıklama işi.
GOMEÇ
Ebegümeci. Değirmen taşını döndürmek için suyun üzerine aktığı kaşıkların bağlı olduğu yuvarlak ağaç.
KAŞIKLAMA
Kaşıklamak işi.
EYDİ
Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
KAŞIKLANMAK
Kaşıkla yenmek.
DAMMAK
Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.
KAŞIKLAMAK
Kaşıkla yemek.