Kelimeler arşivi içinde; başında "kağıt" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kağıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kağıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kağıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAĞITBALIĞIGİLLER
KAĞITBALIĞI, KAĞITÖRNEĞİ, KAĞITLANMAK
KAĞITARASI, KAĞITÇILIK, KAĞITLANMA, KAĞITLAMAK
KAĞITKUŞU, KAĞITLAMA, KAĞITHANE, KAĞITBEZİ
KAĞITLIK
KAĞITÇI, KAĞITLI, KAĞITSI
KAĞIT
KAĞIT
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak. Bu yapraktan yapılmış. Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere. Yazılı sınav kâğıdı. İskambil kâğıdı. Belge ve doküman. Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet. Menkul kıymetler. 9. hlk. Kâğıt para. Yazı yazmak, baskı yapmak, bir şey ambalajlamak gibi amaçlarda kullanılabilen, hamur durumuna getirilmiş bitkisel liflerden yapılan kuru ve ince yaprak.
KAĞITBALIĞIGİLLER
(Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.
KAĞITLANMA
Kâğıtlanmak işi.
KAĞITÇILIK
Kâğıtçının yaptığı iş. Kâğıt sanayisi.
KAĞITÇI
Kâğıt yapan kimse. Kâğıt ve yazı gereçleri satan kimse.
KAĞITKUŞU
Uçurtma.
KAĞITLAMA
Kâğıtlamak işi.
KAĞITLANMAK
Kâğıtla kaplanmak.
KAĞITLAMAK
Kâğıtla kaplamak, kâğıt yapıştırmak.
KAĞITBEZİ
Patiska.
KAĞITLIK
El altında bulundurulacak kâğıtları koymaya yarayan, gözlere ayrılmış bir çeşit kutu. Kâğıt yapmaya uygun olan.
KAĞITARASI
İnce yazlık başörtüsü.
KAĞITÖRNEĞİ
Bir cins kilim.
KAĞITBALIĞI
Bir çeşit balık.
KAĞITLI
Kâğıdı olan. Diyarbakır ilinde, Bismil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAĞITHANE
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAĞIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOĞAZ
Kağıt.
KAAT
Kağıt. Kâğıt.
HANT
Küçük bostan. Yiyecek şey: Hantları getir de yiyelim. Yer: Senin tarlan hangi hantta?. Sınır. Yüzdört kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu. Kalça kemiği.
BAGAS
Aptal, alık, sersem. Ezilip suyu çıkarılmış kağıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış.
CIĞCIĞA
Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy. Parlak, yaldızlı kağıt. İpek atkı. Kuru gürültücü, geveze. Hayvan hastalığı.
HOŞGİN
Onlu ve daha büyük iskambil kağıtlarıyla oynanan bir kağıt oyunu.
KAFIT
Kağıt.
GENFET
Çay şekerinden başka her türlü kağıtlı veya kağıtsız şeker, bayram şekeri vb.
KATMANYAZAR
Bir sıvı ya da gaz içindeki özdekleri bir katı ortama, yerine göre kağıt üzerine soğurarak çeşitli, kimileyin de ayrı renklerde katmanlara ayıran aygıt.
KIVAMLILIK
Kıvamlı bir biçimde. Katılığın veya akışkanlığın derecesi. Kağıt hamuru, meyve özü gibi bir karışımda katı madde yüzdesi.
GÜMÜŞCÜN
Böcekler (Insecta) sınıfının, kanatsızlar (Apterygota) alt sınıfından, 8 mm kadar uzunlukta, sırt bölgesi kubbeli, gümüş renginde, hızlı koşan ve evlerde bulunan, kağıt, un ve benzerleri şeyleri yiyen bir eklem bacaklı türü. (Lepisma saccharina), Böcekler (İnsecta) sınıfının kanatsızlar (Apterygota) alt-sınıfına (bk) giren bir eklembacaklı türü.Uzunluğu 8 mm. Sırt bölgesi kubbelidir.Gümüş rengindedir.Hızla koşar.Evlerde bulunur.Kâğıt,un v.b. yer.
KARTONPAT
Tiyatroda bazı eşyaları, donatımlıkları, maskeleri yapmada kullanılan tutkal, kağıt ya da mukavva karışımı hamur.
ETDAR
Arapça kökenli attâr: aktar; dükkânında iğne, iplik, baharat, zarf, kağıt tütün, kuru yiyecek maddeleri ve benzerleri satan kimse.
CİMİZ
Erkek isteyen dişi deve. Erkeğe düşkün kadın. İsterik. Sulu toprak. Yaşlık, yaş. Yapışkan: Şu kağıt cimizdir. Minik, küçük.
ÇOMBALA
Kağıt oyunu.
KAHAT
Kâğıt. Kağıt.
CELATİN
Fransızca kökenli gélatine: jelatin kağıt.
LEKERESİM
Doğu Asya'da kara mürekkeple kağıt ya da ipek bez üzerine yapılan bir çeşit suluboya resim; bu tür çalışma tekniği. a. bk. suluçizi.
GAYME
Kâğıt lira. Kağıt para. Arapça kökenli kaime: kaime; lira. Kâğıt para. (Çarçalar Bozüyük Bilecik).
BASIRA
Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.