Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaçar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaçar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kaçar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaçar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAÇAR
KAÇAR
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAÇAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VERKAÇ
Futbol, hentbol ve basketbolda topa sahip oyuncunun yakındaki bir arkadaşına pas verip boş bir alana kaçarak tekrar topu alması.
YOĞA
Yabancı. Bal yemek için kovanlara saldıran yabanıl arı topluluğu. Köyde gezen yabancı hayvan. Geceleri evden kaçarak başıboş otladıktan sonra, sabaha doğru geri gelen hayvan. Şaşkınlık bildiren ünlem. Yok, hayır. Eski, işe yaramayan eşya. İşsiz, başıboş.
HİZ
Ürkek, duygulu: Tavşan öyle hiz hayvandır ki ufak bir pıtırtıdan kaçar. Anlayışlı: Ne hiz çocuk. Siz.
EBİÇ
Çocukların birbirine ellerini vurup kaçarak oynadıkları oyun. Kayseri ili, Erkilet bucağına bağlı bir yer.
KAPTIKAÇTI
Yolcu taşımakta kullanılan motorlu küçük taşıt. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Kapıp kaçarak yapılmış olan hırsızlık.
SIĞINMAK
Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek. Güvenmek, yardım istemek ya da ummak. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak. Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek, iltica etmek.
TAPINDIRIK
1.Sığırın kaçmaması için boynuyla bacakları arasına bağlanan, bir ucu yerde sürünen sırık : Yabana hayvan kaçar, birkaç gün tapındırık yapalım. 2.Atın başını yukarı kaldırmaması için başından ön ayaklarına bağlanan kayış. 1.İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. 2.Tulumba.
TERMAŞ
Uğursuzluk getirdiğine inanılarak sahibinin ölümünden sonra ortada kalmış hayvan ya da eşya. Dengesiz, düzensiz davranışları olan (insan ya da hayvan için): Bu hayvan çok termaş bir şey, bir aşağı kaçar bir yukarı, otlatmak mümkün değil. Görünüşü iyi olmayan, biçimsiz kişi. Güzellik. İlç. Beceriksiz.
PONTMAK
Caymak, sözünden dönmek. Bir yöne doğru hızlı koşarken birdenbire yol değiştirmek, sapmak : Tavşan tazının önünden kaçarken çalılığa ponttu.
DAKİKALAMA
Oyunun süresini hesaplayabilmek için her bölümün kaçar dakika sürdüğünü saptama. Tamamlanmış bir filmin ya da televizyon izlencesinin kaç dakika tutacağını kestirmek amacıyla çevirim senaryosu üzerinde çekimlerin uzunluğunu hesaplama. Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.
ÇİFŞİYİK
Dolu: Yağmurdan kaçarken çifşiyiğe tutulduk.
GINCIHLANMAH
Nefes borusuna bir şey kaçarak devamlı öksürmek.
ELBENDE
Çocukların birbirlerine el vurup kaçarak oynadıkları bir oyun.
KAÇARLANMAK
Kaçar gibi davranmak.
ELELLEZİ
İki takım halinde oynanan bir oyun. (Takımlardan birinden bir oyuncu, diğer takımdaki oyunculara vurabilmek için takımın içine girer, vurabildiklerine yakalanmadan kendi tarafına kaçarsa vurdukları, kaçamazsa kendisi oyun dışı edilir.).
PORTMAK
Deve yavrusu. Çok baskı yapılan kimse fırlayıp koşmak, kaçmak. Kaçarken yön değiştirmek. Delikten geçmek : Şu delikten adam portabilir mi?. Tutulan şey elden kaymak, fırlamak. Diziden çıkmak. Ekşitmek. Sıva kabarmak: Duvar portmuş. Kaçmak, kurtulmak, sıyrılmak, kopmak.
KAÇARCASINA
Kaçar gibi.