Sonu KAYIK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kayık" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kayık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kayık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kayık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAYIK

Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.

ORTAKAYIK

Çıkarma ve ırmak taşıtı olarak kullanılan, mavna türünden altı düz bir tekne.

ŞAKAYIK

Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula).

  -   -   -  

Anlamında KAYIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MANYAT

Alamanadan küçük, üç çifte balıkçı kayığı. Bu kayıklarla atılıp karadan çekilen küçük ağ.

GONDOL

Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.

PEREME

Gondola benzeyen bir kayık.

KAYIKÇI

Kayıkla insan veya yük taşıyan kimse.

ALAMANA

Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.

ISKARMOZ

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).

DENİZLİK

Kayıklarda bordayı aşan dalgaların içeriye girmesine engel olan eğik tahta. Pencerelerin altında, içte ve dışta yapılarak suların duvar içine sızmasını veya duvar yüzeyinde yayılmasını önleyen eğik bölüm. Denize girerken kullanılan kadın mayosu.

ÇİFTE

İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

ÇEKEK

Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

PİYADE

Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf. Bu sınıftan olan asker. Piyon. Yaya. Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık.

PELEME

Irmaklarda işleyen, bir tür altı düz kayık.

KANCABAŞ

Başı kancaya benzer biçimde olan, altı veya sekiz çift kürekle çekilen, dar, uzun bir tür kayık.

HAMLACI

Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse.

KALAFATÇI

Gemi ve kayıklarda kalafatlama işini yapan kimse. Kalafat yapan ya da satan kimse.

GÖNDER

Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

DİREKÇİ

Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse.

TALAZLIK

Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.

DOLMUŞ

Boş yeri kalmamış, meşbu. Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.

KAYIKHANE

Kayıkların çekildiği, korunduğu üstü örtülü yer.