Sonu KAYNATA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaynata" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaynata ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kaynata olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaynata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAYNATA

Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder, babalık.

  -   -   -  

Anlamında KAYNATA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYNATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EŞÜMÜK

Ekşimiş süt ya da yoğurdu kaynatarak yapılan yağsız peynir, kesik, çökelek. Ekşiye yakın, ekşimsi.

OVONK

Ot, yaprak ve benzerleri şeyleri kaynatarak yapılan hayvan yemi.

İŞİMİK

Yağsız ayranı kaynatarak elde edilen bir çeşit peynir, lor, ekşimik, çökelek. Ekşimik.

GAYINTA

Kaynata. Kaynata, kayınpeder.

İŞMİK

Yağsız ayranı kaynatarak elde edilen bir çeşit peynir, lor, ekşimik, çökelek.

KÖLEMEZ

Çobanların kaynatılmış süt içine kaymak katarak koyultup yaptıkları bir çeşit yiyecek. Çiğ sütle ekmeği karıştırıp pişirerek yapılan bir çeşit yemek. Yoğurtla pekmez karışımı. Mısır ununu yağ ve suda kaynatarak yapılan bulamaç gibi yiyecek, kaçamak. Çiğ sütle, yoğurt karıştırılarak pişirmeden yapılan bir çeşit yiyecek. Koyulaşmış koyun ve keçi sütü. Yoğurtla süt karışımı bir çeşit yiyecek.

EŞİMİK

Ekşimiş süt ya da yoğurdu kaynatarak yapılan yağsız peynir, kesik, çökelek. Bir yemek türü. (Kandilli Bozüyük Bilecik).

KAYINBABA

Kaynata.

KOSLETLEME

Çelik yüzeylere gri bir görünüş kazandırmak için, dört bölük fosforik asit ve bir bölük demir talaşı içinde kaynatarak yapılan özel bir yüzey işlemi.

KAYNAŞTIRMA

Kaynaştırmak işi. Kelime veya birleşik kelime içerisinde bir araya gelen seslerin birbirlerini etkileyerek kısalmaya yol açması olayı: Kayın ana kaynana, kayın ata kaynata, sütlü aş sütlaç gibi.

HAŞLAMAK

Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.

MİNZİ

Yağı alınmış sütü kaynatarak yapılan bir çeşit peynir, lor, çökelek.

KAYNATABİLME

Kaynatabilmek işi.

KAYNATALIK

Kaynata olma durumu.

BUĞULAŞTIRMA

Buğulaştırmak işi. Bir sıvıyı, kaynatarak buğu durumuna getirme olayı.

KAYINPEDER

Kaynata.

HERLE

Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Un. Dut şırasını unla kaynatarak yapılan pestil peltesi. Yağda kavrulmuş undan yapılan, çorbaya benzer yemek. Yağda kavrulmuş una yavaş yavaş kaynatılmış su katılarak yapılan çorba; boğaz ağrılarına İyi geldiği sanılır.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

BUHARLAŞTIRMAK

Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.

BABALIK

Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.