Kelimeler arşivi içinde; başında "kaydırma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kaydırma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kaydırma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaydırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAYDIRMALIK
KAYDIRMACI
KAYDIRMAK
KAYDIRMA
KAYDIRMA
Kaydırmak işi. Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.
KAYDIRMAK
Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak.
KAYDIRMALIK
Kaydırmanın düzgün ve gerektiğinde çok hızlı yapılmasını sağlamak amacıyla, kaydırma arabasının, üzerinde yol aldığı demiryolunu andıran maden ya da tahtadan parçalar.
KAYDIRMACI
Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAYDIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIYPITMAK
Aşırmak, çalmak. Görünmeden kaçmak, savuşmak. Saklamak, kaçırmak, almak. Sapıtmak : Kıypıt Mehmet konuşurken kıypıttı. Gözünü yana doğru kaydırmak : Gözünü kıypıtı kıypıtıveriyor. Eski söylediğini yinelemek. Çalmak, aşırmak.
DAMAKSILLAŞTIRMAK
Bir fonemin boğumlanma noktasını sert damağa doğru kaydırmak.
SİYDÜMEK
Kaydırmak.
SOYPUTMAK
Saptırmak, kaydırmak.
KAYDIRIŞ
Kaydırma işi.
SAYPUTMAH
Kaçırmak, kaydırmak : Sabunu elinden niye sayputtun?.
TAYDIRMAK
Kaydırmak. Çalmak, aşırmak.
KAYDIRABİLMEK
Kaydırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİLKELEMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.
KAYIPTIRMAK
İstemeden gaz çıkarmak, yellenmek. Ağzından söz kaçırmak. Bir şeyi çekerek kaydırmak.
KAYPITMAK
Kaydırmak, elinden düşürmek. Kaçmak, sıvışmak. Yanından geçmek. Elinden düşürmek.
MECAZLAR
(Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme).
SLİDE
Bir telin tınlaması devam ederken tele ikinci kez vurulmaksızın tele basan parmağı klavyeden kaldırmadan tel boyunca değişik perdeler arasında kaydırma yöntemi.
ZUM
Optik kaydırma.
FİLENK
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.
DARLAŞTIR
Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır.
KÜYDÜRMEK
Elinden bir şeyi atmak, fırlatmak. Bir şeyi eliyle itmek, sürmek. Yerinden etmek, ayağını kaydırmak, ilgisini kesmek. Bekletmek, intizarda bırakmak.
KİPİ
Uygun, tıpatıp gelen. Şık, zarif, biçimli. Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç. Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası.
SÜĞDÜRMEK
Suyun yüzünde taş kaydırmak.
FENGERLEMEK
Bir mevki ya da makamdan almak, devirmek, ayak kaydırmak.