Kelimeler arşivi içinde; başında "kavuşma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. kavuşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kavuşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavuşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAVUŞMA
Kavuşmak işi, buluşma, telaki. Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.
KAVUŞMAK
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek. Güneş batmak. Bir araya gelmek, birleşmek. Katılmak. Varmak, ulaşmak. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek.
KAVUŞMAZ
Bir eğrinin, değişkeni sonsuza doğru giderken yaklaştığı erey doğru. Bir eğriye yaklaşarak giden, ancak onunla sonlu bir uzaklık içinde kesişemeyen doğru. Bir eğriye sonsuzda teğet olan başka bir eğri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAVUŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUKARENET
Yaklaşma, kavuşma, bitişme. Yakınlık.
SAĞALMAK
Sağlığa kavuşmak, iyileşmek.
TELAKİ
Buluşma, kavuşma.
TEVFİK
Allah'ın yardımına kavuşma.
ÖZLEM
Bir kimseyi veya bir şeyi görme, kavuşma isteği, hasret, tahassür.
BULMAK
Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.
VUSLAT
Sevgiliye kavuşma.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
VİSAL
Kavuşma.
KESİŞMEK
Birbirini kesmek. Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.
ERMEK
Erişmek. Ürün olgunlaşmak. Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek. Kavuşmak. İnsan veya bitki büyüyüp gelişmek, yetişmek. Yetişip dokunmak.
İLTİSAK
Kavuşma, bitişme, birleşme.
RAHATLAMAK
Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.
SILA
Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma. Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer.
ÖZLEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.
İSTİFSAR
Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma.
TAHASSÜR
Özlem. Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, yanıp yakılma.
KAVUŞTURMAK
Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak.
FERMENE
Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi.
BULUŞMAK
Bir araya gelmek. Kavuşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek. Karşılaşmak.