Kelimeler arşivi içinde; başında "katışık" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. katışık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu katışık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde katışık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KATIŞIKSIZLIK
KATIŞIKLILIK
KATIŞIKLAMA
KATIŞIKLIK, KATIŞIKSIZ
KATIŞIKLI
KATIŞIK
KATIŞIK
İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut.
KATIŞIKLIK
Katışık olma durumu.
KATIŞIKLAMA
Açısal devinirlikleri (nicem sayısı) değişik olan öğecik yörüngeçlerinin, özdecik içinde doğrusal bileşip istenen doğrultulara uzanan yörüngeçler yapmaları.
KATIŞIKSIZ
İçine başka şeyler karışmamış olan, arı, saf (II).
KATIŞIKLI
İçine başka şeyler karışmış olan.
KATIŞIKSIZLIK
Katışıksız olma durumu.
KATIŞIKLILIK
Katışıklı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATIŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZLEŞTİRMECİLİK
Bir dili yabancı ögelerden arıtarak arı, katışıksız bir duruma getirmeyi ve kendi imkânlarıyla geliştirmeyi amaçlayan çalışma, tasfiyecilik, pürizm.
HALİSÜDDEM
Katışıksız, safkan.
HAS
Özgü. Başmaklık. Hükümdara özgü olan. İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse). Katışıksız, en iyi cinsten, saf.
MAHLUT
Katışık. Karışım.
RUHUMÜCERRET
Katışık ve karışık olmayan ruh.
MELEZ
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).
SÜZME
Süzmek işi. Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen. Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse). Katışıksız, saf.
KATKISIZ
Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf. Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış.
HALİS
Katışık olmayan, katışıksız, saf.
ÇIKLA
İnce, dar, taşlı yol, patika. Sade, arı, yalnız. Tüm, tamamen, hep: Arpa çıkla taş. Tıpkı, aynı: Ayşe ile Fatma çıkla birbirine benzerler. Civcivden büyük fakat piliç sayılmayan tavuk yavrusu. Tüm, bütün. Yalnız, katışıksız, arı. Ekmeksiz: Balığı çıkla yemesini severim.
GAYRİSAFİ
Karışık, katışık.
HALİSE
Karışık olmayan, saf, katışıksız. İçten, samimi.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
SOM
İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif. Somon balığı. Katışıksız. Rıhtımın su üstünde olan bölümü. Kırgızistan para birimi.
ARIBAL
Katışıksız, temiz bal.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
ARINMAK
Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.
SAF
Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.
SAFKAN
Irkının katışıksız özelliklerini taşıyan (at).
MÜCERRET
Soyut. Katışık ve karışık olmayan. Evlenmemiş, bekâr. Yalın durum.