Sonu KATMAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "katman" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu katman ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında katman olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde katman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ALTKATMAN, ARAKATMAN, ÇOKKATMAN, TEKKATMAN, ÜSTKATMAN, YANKATMAN

6 harfli kelimeler

KATMAN

Bazı kelimelerin anlamları

KATMAN

Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

ÜSTKATMAN

Üstüne başka bir dil gelmiş olan dile göre kendisine etkiler yapması bakımından üstteki dil. Toplumlarda, kültürlerin yaratıcısı olarak sayılan aydınlar bölümü, bk. altkatman.

TEKKATMAN

Bir yüzeyi kaplayan tek özdecik kalınlığında tabaka. Katı, sıvı gibi yoğun özdekler üzerinde görece seyreltik gaz ya da sıvıların tutunmalarıyla ortaya çıkan ya da bir sıvı üzerinde çözünmeyen sıvılarca oluşturulan bir molekül kalınlığındaki örtü.

ÇOKKATMAN

Yüze tutma olayında, tutunan özdek moleküllerinin üst üste birikmeleriyle oluşturdukları birden çok katman.

ALTKATMAN

Başka bir dilin yerine geçmiş sonraki dile göre, kendisinde izler bırakmış olması bakımından önceki dil. Yaratıcı gücü olmayan, yalnız üstkatmanın yaratılarından esinlenerek yaptığı öykünme yaratılardan oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren halk katmanı. (Bu görüş geçerliliğini yitirmiştir.) bk. üstkatman.

YANKATMAN

Bir dile etki yapması bakımından düşünülen komşu dil.

ARAKATMAN

Kayaç tabakalarının arasında bulunan başka çeşit kayaç katmanı.

  -   -   -  

Anlamında KATMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KATMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORDON

Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

KAYMAK

Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.

GASTRULA

Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.

KALAMİN

Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat. Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı.

KATMANLAŞMAK

Ayrı ayrı tabakalar veya sınıflar oluşturmak. Üst üste gelmiş katmanlar durumunda yerleşmek.

DEPREM

Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.

KATMANLAŞMA

Katmanlaşmak işi.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

KAME

Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılmış olan değerli taş.

KORTEKS

Kabuk. Beyin kabuğu. Bir organ veya yapının dış katmanı.

KAMBRİYEN

Birinci Çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

DAMAR

Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

KABUK

Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

KAT

Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Makam, mevki. Giyeceklerde takım. Katman. Ön, yan. Apartman dairesi. Sonuca bağlama, bitirme. Kesme. Kesme, kesilme. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Kez, defa, misil. İlgiyi kesme. Huzur. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Tekrarlanan bir sayının toplamı.

JEOSİSMİK

Bir patlama sonucu, derinlemesine yayılan dalgaların incelenmesi yoluyla yeryüzü katmanlarındaki madenleri araştırma yöntemi.

KEMER

Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

KATMANLI

Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı.

DİYATOME

Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.