Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kasnak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kasnak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kasnak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kasnak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
ALKASNAK
Van şehri, Muradiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KASNAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KASNAKDÖKMEK
Kasnakla tezek yapmak. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
YÜRE
Çevre. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan salt un. Kağnı arabasının tekerleğindeki ağaç kesim. İç, yan. Giz, sır. Duyunç, vicdan.
LABUT
Öküzleri dürtmekte kullanılan üvendirenin ucundaki yassı demir. Balıkları ürkütüp serpilen ağ yönünde gitmelerini sağlamak için üstüne vurarak ses çıkartılan, saplı, madenden yapılmış kap. Er geç, kuşkusuz : Labut bigün elume geçersun. Araba tekerleği demir çenberinin altında bulunan ağaç kasnak. (Tefenni Burdur). Denize vurmak yöntemiyle balıkların ağa doğru yönetilmesini sağlayan bir taşın arkasına ağaç takılmasıyle oluşan araç. (Gerze Sinop).
YÖRELİK
Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan salt un. Değirmen taşının çevresinde, iri unun biriktiği yer.
DİNGE
Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.
KASNAKÇILIK
Kasnakçının yaptığı iş.
KASNAG
Kasnak.
KOSNAK
Kasnak.
KASNAKLAMAK
Kasnak içine almak, çemberlemek. Kollarını dolayarak kavramak. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak.
ÇEVLİK
Suyun akıntılı yeri, su çevirisi. Etrafı çevrilmiş bahçe veya tarla. Çadırın tepe örtüsünü tutan ağaç iskelet. Samanlık. Sürek avında, avın, içine düşürüldüğü yer, tuzak. Kalın bağırsak. Irmak kenarlarındaki taşlık ve kumluk yer. Dağlarda taşlardan yapılmış, üstü açık dinlenme yerleri. Mevki adı. Etrafı çevrilmiş olan toprak parçası. Çadır iskeletini oluşturan ağaçların alt uçlarının geçirildiği kasnak. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir). Taş yayla evi. (Çömlekçi Bor Niğde). Çevre, etraf, civar. Girdap. Adana şehrinde, Karaisalı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Afyon kenti, Başmakçı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İçel şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Tosya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kayseri şehri, Talas belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak ili, Ereğli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
ÇEMBERE
Kadınların başlarına taktıkları kasnak.
YÖRE
Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.
KASNAKLAMA
Kasnaklamak işi.
KASNAKÇI
Kasnak, elek, ölçek vb. tahta işleri yapan kimse.