Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kasna" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kasna ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kasna olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kasna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KASNA
KASNA
Lüfere benzer, sert pullu ve büyük tatlısu balığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KASNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KASNAKÇILIK
Kasnakçının yaptığı iş.
DONUP
Değirmen çarkının büyük kasnağı.
DİNGE
Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.
DÖMBELEK
Orta büyüklükte ramazan davulu. Darbuka. Böbrek. Kelebek. Eski türkçe dön-(b)el-ek: Darbuka (Erzincan Merkez). Elek kasnağına naylon gerilerek yapılan küçük davul.
YÖRE
Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.
KAMANAG
Delgiyi döndürerek kalbur kasnağının delinmesini sağlayan iki uç kısmında ip bağlı deynek. (Göçmenler Beypazarı Ankara).
ÇEMBERE
Kadınların başlarına taktıkları kasnak.
ÇEVLİK
Suyun akıntılı yeri, su çevirisi. Etrafı çevrilmiş bahçe veya tarla. Çadırın tepe örtüsünü tutan ağaç iskelet. Samanlık. Sürek avında, avın, içine düşürüldüğü yer, tuzak. Kalın bağırsak. Irmak kenarlarındaki taşlık ve kumluk yer. Dağlarda taşlardan yapılmış, üstü açık dinlenme yerleri. Mevki adı. Etrafı çevrilmiş olan toprak parçası. Çadır iskeletini oluşturan ağaçların alt uçlarının geçirildiği kasnak. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir). Taş yayla evi. (Çömlekçi Bor Niğde). Çevre, etraf, civar. Girdap. Adana şehrinde, Karaisalı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Afyon kenti, Başmakçı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İçel şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Tosya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kayseri şehri, Talas belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak ili, Ereğli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
RAKET
Masa tenisi, tenis vb. oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç, vuraç.
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne. Parasız.
TEF
Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı.
GASNAH
Elek ve kalbur kasnağı.
İSBİT
Araba tekerleğinin ağaç kısmı. Kağnı tekerlerinde kasnağı oluşturan parçalardan her biri.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
KASNAKÇI
Kasnak, elek, ölçek vb. tahta işleri yapan kimse.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
İPEKBASKI
(Resim) Bir baskı tekniği; bu teknikle yapılmış resim. Kasnağa gerilmiş ince elek bezi üzerine basılması istenen resim çizilir. Basılmayacak yerler suda erimiyen bir boya ile iyice kapatılır. Kasnağın altına bir resim kâğıdı yerleştirilir. Sonra kasnağın içine konan lak boyası, kauçuk tarakla bir baştan öbür başa çekilerek alttaki kağıda geçirilir.
GASNAK
iri ve çok kılçıklı olan bir çeşit tatlı su balığı. Elek ve kalbur kasnağı. Kışın, karda giyilen bir çeşit ayakkabı.
KASNAKLAMAK
Kasnak içine almak, çemberlemek. Kollarını dolayarak kavramak. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak.
KASNAG
Kasnak.