KASAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kasal" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. kasal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kasal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kasal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KASALANMAK

9 harfli kelimeler

KASALAMAK, KASALTMAK

8 harfli kelimeler

KASALAMA, KASALMAK

7 harfli kelimeler

KASALAK, KASALAN, KASALIK, KASALMA, KASALTI, KASALTU

6 harfli kelimeler

KASALI

5 harfli kelimeler

KASAL

Bazı kelimelerin anlamları

KASAL

Kibir, gurur, övünme.

KASALIK

Kasa yapmaya uygun (tahta).

KASALTI

Evde kalabalık yapan gereksiz eşya.

KASALMA

Kibirli, gururlu.

KASALI

Kasası olan.

KASALAK

Kibirli, onurlu, kendini beğenmiş. Kurumlu, onurlu, kendini beğenen: Kasalak kasalak yürüyorsun.

KASALTMAK

Birini övmek, abartmak.

KASALAN

Kibirli, onurlu, kendini beğenmiş.

KASALAMA

Kasalamak işi.

KASALANMAK

Kasalara yerleştirilmek.

KASALMAK

Gururlanmak, büyüklenmek, övünmek. Onurlanmak.

KASALTU

Evde kalabalık yapan gereksiz eşya. Selin getirdiği kum, çöp, birikinti, mil.

KASALAMAK

Kasalara yerleştirmek.

  -   -   -  

Anlamında KASAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KASAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖŞEKLENMEK

Böbürlenmek, kasalmak.

LAKTİDLER

Bir hidroksi asidin 2 veya daha fazla molekülden kendinden esterleşmesiyle oluşmuş moleküller arası halkasal esterler.

LİYAZ

Bir molekülün parçalanmasını ya da bir grubun uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler. Oksidasyon, redaksiyon ya da hidroliz yapmayan yalnızca elektronların düzenlenmelerini gerçekleştiren, C-C, C-O, C-N veya benzer bağları koparan ve ürünlerde çift bağ ya da halkasal yapı oluşturan enzim grubu. Sentaz.

FRUKTOFURANOZ

Kimyasal yapısı halkasal furanoz olan fruktoz.

PLAZMİT

Bakterilerde bulunan, bir bakteriden diğerine konjugasyon ve transdüksiyonla aktarılan, kendi kendine çoğalabilen, ekstrakromozomal genetik öge. Bakteri hücrelerinde bulunan ekstrakromozomal, bağımsız olarak kopyalanan, doğal işlevi konakçı hücreye antibiyotik direnci sağlamak olan küçük dairesel DNA molekülü. Bakteri ve bira mayasında kromozom dışında bulunan, dölden döle tipik sayısını muhafaza eden, antibiyotik dirençliliği genlerini bulunduran, kendini eşleme yeteneğinde olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarımında vektör olarak kullanılan, çift iplikli, halkasal DNA.

KOA

Havai'de yetişen, kerestesi açık kahverenginde, güzel göründüğü için genellikle gitar kasalarında ve kaplama olarak kullanılan, tonu sıcak ve dengeli karakterde orta ağırlıkta bir ağaç.

OSTEOSİT

Olgunlaşmış (lamelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplazmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri. Kemik matriksinin korunmasından sorumlu olan, lakuna içerisinde yer alan ve sitoplazmik uzantıları ince kanalcıklardan oluşan olgun kemik hücreleri, kemik hücresi. Bu hücrelerin kan kalsiyum düzeyinin korunması ve kemik matriksini üretme gibi görevleri bulunur.

KREATİNİN

Kasta, kanda ve idrarda bulunan ve dehidrasyon ile kreatinden teşekkül eden halkasal bir bileşik. Kas, kan ve idrarda bulunan, fosfokreatinin dehidrasyonu ve halkalaşmasıyla meydana gelen idrarla atılan bir bileşik. İdrarla atılım hızının ölçülmesi, böbrek işlevlerinin incelenmesi ve tanı amacıyla kullanılır.

PARLOR

Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar.

GÖCEKLENMEK

Ekin uygun koşullar içinde büyümek, yükselmek. iftihar etmek, öğünmek. Böbürlenmek, kasalmak, tefahur etmek. Süslenmek. Güzelliği ile meydana çıkmak.

İNOSİTOL

Hücre zarlarının yapısında bulunan fosfotidilinozitolün ve bitkilerin hücreler arası destek materyali olan fitinin yapısında bulunan, karaciğer yağlanmasını önleyici ve kolesterol düşürücü etkiye sahip, doğada bulunan 9 izomerinden sadece miyo-inositolün biyolojik etkin olduğu, B kompleks vitaminlerden biri ve halkasal bir şeker alkolü.

KORONA

Güneş tacı. Zavallı. Aken tipi meyveye sahip bazı bitki meyvelerinin üzerinde taç şeklinde yer alan yapılar. Denizlâlelerinin tekası. 3.Rotator gibi bazı hayvanların ön tarafında bulunan silli, halkasal yapı. Yüksek gerilimli hatlarda ve kıvılcımla ateşlenen motorlarda daha çok gözlenen, oksijenin iyonlaşıp ozon oluşmasına sebep olan elektriksel boşalım etkisi. Oluşan ozonun şiddetli yükseltgeyici etkisinden dolayı bu tür yerlerdeki kablo, tel veya fiş bağlantılarında yükseltgenmeye dirençli naylon, neopren ve diğer sentetik maddeler kaplama için kullanılır. Deniz lalelerinin tekası. Rotator gibi bazı hayvanların başlarında bulunan silli, halkasal yapı. Taç, çelenk. Taç veya çelenge benzeyen oluşum.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

KOLLAGEN

Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.

CCCDNA

Genellikle süpersarmal yapısında çift sarmallı halkasal DNA.

BACK

Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası.

POR

Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Çürük taş. Kireçli topraklardan geçen suların yataklarında oluşan, karnabahar biçiminde kaya yığını. Çok taşlı, çakıllı toprak. Bitek olmayan toprak, çorak toprak. Çok sıcak havalarda görülen arıya benzer bir böcek. Saç: Ayşenin poru ipek gibi. Ağaç gövde ve dallarındaki kireçsi madde. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. Böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.Biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Gözenek.

DEZMOZOM

Hayvan epitel dokularında yan yana gelen hücreler arasında teşekkül eden birleşme yerleri. Kemer dezmozomlar hücrenin çevresini devamlı bir kanal şeklinde sarar. Nokta dezmozomlar (spot, düğme dezmozomları) halkasal bir temas noktası teşkil eder. Yarı dezmozomlar (hemidezmozom) bazal laminaya bitişik hücrede bulunur ve integrin grubu moleküllerle matrikse bağlanmıştır. Nokta dezmozomlarda karşılıklı gelen hücre zarlarında plakoglobin denilen proteinden oluşan adezyon plağı bulunur. Hücreler arası aralık biraz daha geniş olup iki hücre kaderin grubu dezmoglein, dezmokolin gibi ipliksi proteinlerle birbirine bağlanır.

KONSANTRİK

Ortak merkezli halkasal yapılar.

GEGEME

Kamyon kasalarına çakılan ucu kıvrık çivi. (Karaköy Bilecik).