Kelimeler arşivi içinde; başında "kasal" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. kasal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kasal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kasal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KASALANMAK
KASALAMAK, KASALTMAK
KASALAMA, KASALMAK
KASALAK, KASALAN, KASALIK, KASALMA, KASALTI, KASALTU
KASALI
KASAL
KASAL
Kibir, gurur, övünme.
KASALIK
Kasa yapmaya uygun (tahta).
KASALTI
Evde kalabalık yapan gereksiz eşya.
KASALMA
Kibirli, gururlu.
KASALI
Kasası olan.
KASALAK
Kibirli, onurlu, kendini beğenmiş. Kurumlu, onurlu, kendini beğenen: Kasalak kasalak yürüyorsun.
KASALTMAK
Birini övmek, abartmak.
KASALAN
Kibirli, onurlu, kendini beğenmiş.
KASALAMA
Kasalamak işi.
KASALANMAK
Kasalara yerleştirilmek.
KASALMAK
Gururlanmak, büyüklenmek, övünmek. Onurlanmak.
KASALTU
Evde kalabalık yapan gereksiz eşya. Selin getirdiği kum, çöp, birikinti, mil.
KASALAMAK
Kasalara yerleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KASAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖŞEKLENMEK
Böbürlenmek, kasalmak.
LAKTİDLER
Bir hidroksi asidin 2 veya daha fazla molekülden kendinden esterleşmesiyle oluşmuş moleküller arası halkasal esterler.
LİYAZ
Bir molekülün parçalanmasını ya da bir grubun uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler. Oksidasyon, redaksiyon ya da hidroliz yapmayan yalnızca elektronların düzenlenmelerini gerçekleştiren, C-C, C-O, C-N veya benzer bağları koparan ve ürünlerde çift bağ ya da halkasal yapı oluşturan enzim grubu. Sentaz.
FRUKTOFURANOZ
Kimyasal yapısı halkasal furanoz olan fruktoz.
PLAZMİT
Bakterilerde bulunan, bir bakteriden diğerine konjugasyon ve transdüksiyonla aktarılan, kendi kendine çoğalabilen, ekstrakromozomal genetik öge. Bakteri hücrelerinde bulunan ekstrakromozomal, bağımsız olarak kopyalanan, doğal işlevi konakçı hücreye antibiyotik direnci sağlamak olan küçük dairesel DNA molekülü. Bakteri ve bira mayasında kromozom dışında bulunan, dölden döle tipik sayısını muhafaza eden, antibiyotik dirençliliği genlerini bulunduran, kendini eşleme yeteneğinde olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarımında vektör olarak kullanılan, çift iplikli, halkasal DNA.
KOA
Havai'de yetişen, kerestesi açık kahverenginde, güzel göründüğü için genellikle gitar kasalarında ve kaplama olarak kullanılan, tonu sıcak ve dengeli karakterde orta ağırlıkta bir ağaç.
OSTEOSİT
Olgunlaşmış (lamelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplazmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri. Kemik matriksinin korunmasından sorumlu olan, lakuna içerisinde yer alan ve sitoplazmik uzantıları ince kanalcıklardan oluşan olgun kemik hücreleri, kemik hücresi. Bu hücrelerin kan kalsiyum düzeyinin korunması ve kemik matriksini üretme gibi görevleri bulunur.
KREATİNİN
Kasta, kanda ve idrarda bulunan ve dehidrasyon ile kreatinden teşekkül eden halkasal bir bileşik. Kas, kan ve idrarda bulunan, fosfokreatinin dehidrasyonu ve halkalaşmasıyla meydana gelen idrarla atılan bir bileşik. İdrarla atılım hızının ölçülmesi, böbrek işlevlerinin incelenmesi ve tanı amacıyla kullanılır.
PARLOR
Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar.
GÖCEKLENMEK
Ekin uygun koşullar içinde büyümek, yükselmek. iftihar etmek, öğünmek. Böbürlenmek, kasalmak, tefahur etmek. Süslenmek. Güzelliği ile meydana çıkmak.
İNOSİTOL
Hücre zarlarının yapısında bulunan fosfotidilinozitolün ve bitkilerin hücreler arası destek materyali olan fitinin yapısında bulunan, karaciğer yağlanmasını önleyici ve kolesterol düşürücü etkiye sahip, doğada bulunan 9 izomerinden sadece miyo-inositolün biyolojik etkin olduğu, B kompleks vitaminlerden biri ve halkasal bir şeker alkolü.
KORONA
Güneş tacı. Zavallı. Aken tipi meyveye sahip bazı bitki meyvelerinin üzerinde taç şeklinde yer alan yapılar. Denizlâlelerinin tekası. 3.Rotator gibi bazı hayvanların ön tarafında bulunan silli, halkasal yapı. Yüksek gerilimli hatlarda ve kıvılcımla ateşlenen motorlarda daha çok gözlenen, oksijenin iyonlaşıp ozon oluşmasına sebep olan elektriksel boşalım etkisi. Oluşan ozonun şiddetli yükseltgeyici etkisinden dolayı bu tür yerlerdeki kablo, tel veya fiş bağlantılarında yükseltgenmeye dirençli naylon, neopren ve diğer sentetik maddeler kaplama için kullanılır. Deniz lalelerinin tekası. Rotator gibi bazı hayvanların başlarında bulunan silli, halkasal yapı. Taç, çelenk. Taç veya çelenge benzeyen oluşum.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
KOLLAGEN
Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.
CCCDNA
Genellikle süpersarmal yapısında çift sarmallı halkasal DNA.
BACK
Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası.
POR
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Çürük taş. Kireçli topraklardan geçen suların yataklarında oluşan, karnabahar biçiminde kaya yığını. Çok taşlı, çakıllı toprak. Bitek olmayan toprak, çorak toprak. Çok sıcak havalarda görülen arıya benzer bir böcek. Saç: Ayşenin poru ipek gibi. Ağaç gövde ve dallarındaki kireçsi madde. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. Böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.Biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Gözenek.
DEZMOZOM
Hayvan epitel dokularında yan yana gelen hücreler arasında teşekkül eden birleşme yerleri. Kemer dezmozomlar hücrenin çevresini devamlı bir kanal şeklinde sarar. Nokta dezmozomlar (spot, düğme dezmozomları) halkasal bir temas noktası teşkil eder. Yarı dezmozomlar (hemidezmozom) bazal laminaya bitişik hücrede bulunur ve integrin grubu moleküllerle matrikse bağlanmıştır. Nokta dezmozomlarda karşılıklı gelen hücre zarlarında plakoglobin denilen proteinden oluşan adezyon plağı bulunur. Hücreler arası aralık biraz daha geniş olup iki hücre kaderin grubu dezmoglein, dezmokolin gibi ipliksi proteinlerle birbirine bağlanır.
KONSANTRİK
Ortak merkezli halkasal yapılar.
GEGEME
Kamyon kasalarına çakılan ucu kıvrık çivi. (Karaköy Bilecik).