Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karşılaştırma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karşılaştırma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında karşılaştırma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karşılaştırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARŞILAŞTIRMA
KARŞILAŞTIRMA
Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARŞILAŞTIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ORANLAMAK
Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
KARŞILAŞTIRILMAK
Karşılaştırma işi yapılmak.
MUKAYESELİ
Karşılaştırmalı.
MANYETOMETRE
Manyetik momentleri ve manyetik alanların momentlerini ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan alet.
YARGI
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.
KARŞILAŞTIRMAK
Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.
ETOLOJİ
Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı.
ÇİZGE
Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş biçim, grafik.
BELEVÜRT
Şekilsiz, korkunç (göz hakkında). Ölçüp karşılaştırma.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
KARŞILAŞTIRMALI
Karşılaştırma yolu ile yapılan, mukayeseli.
ÖLÇÜŞTÜRMEK
Ölçüşme işini yaptırmak. Aradaki farkı bulmak için iki şeyi yan yana getirmek, karşılaştırmak, mukayese etmek.
SINIFLANDIRMAK
Bölümlendirmek. Karşılaştırma esasına bağlı olarak tasnif yapmak.
MUKAYESE
Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.
MUKABELE
Karşılık verme, karşılama, karşılık. Karşılaştırma, karşılıklı yapılmış olan okuma. Karşı gelme, başkaldırma. Toplu yerlerde yüksek sesle hatim okunurken Kur'an okumasını bilenlerin gözleriyle Kur'an'ı takip etmesi, bilmeyenlerin dinlemesi.
ÖLÇÜŞMEK
Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek. Karşılaştırmak, mukayese etmek. Yarışmak, müsabaka yapmak.
KIYASLAMAK
Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.
KIYAS
Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.
KARŞILAŞTIRMACI
Karşılaştırmalı edebiyat veya dil bilimi uzmanı.