Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karılma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karılma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında karılma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARILMA
Karılmak işi.
ÇIKARILMA
Çıkarılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEHİL
Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel. İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi.
KISSA
Ders çıkarılması gereken anlatı, olay.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
İYONLAŞMA
Moleküllerin parçalanmasıyla, atomlara, moleküllere, molekül gruplarına elektron katılması veya çıkarılmasıyla iyonların oluşması, iyonlanma.
GENELLEŞTİRME
Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.
ÇIKARILIŞ
Çıkarılma işi.
BRÜT
Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).
YAPILMAK
Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.
SÜRÜLME
Sürülmek işi. Piyasaya çıkarılma.
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
AZLOLUNMAK
Görevinden alınmak, görevinden çıkarılmak.
ÇÜRÜTÜLMEK
Çürütme işine konu olmak. Doğru olarak ileri sürülen düşüncenin, davanın, iddianın yanlışlığı, gerçeklere dayanmadığı ortaya çıkarılmak.
ELENMEK
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak. Yarışma dışı kalmak, yarışmadan çıkarılmak. Süzülmek. Sınavda başarısız sayılmak.
BELGELENMEK
Belgeleme işine konu olmak. İki yıl üst üste aynı sınıfta kalan öğrenci okuldan çıkarılmak.
HAMLA
Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. Kıçtan birinci oturak. Sandalın bu biçimde aldığı yol.
MADENCİLİK
Yer altındaki madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin bütünü. Madencinin yaptığı iş.
FOTOLİTOGRAFİ
Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
YAYLACILIK
Yaylacı olma durumu. Koyun ve sığır sürülerinin yazın yaylaya çıkarılması işi.