KARI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "karı" olan, toplam 127 adet kelime bulunmaktadır. karı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu karı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KARINCAKUŞUGİLLER

15 harfli kelimeler

KARINCAİNCİTMEZ, KARINCALIDIRNAK, KARINDANKONUŞAN, KARIŞTIRABİLMEK, KARIŞTIRIVERMEK

14 harfli kelimeler

KARINDAŞLAŞMAK, KARINGENİŞLİĞİ, KARIŞABİLİRLİK, KARIŞTIRABİLME, KARIŞTIRICILIK, KARIŞTIRIVERME

13 harfli kelimeler

KARINCAASLANI, KARINCALANMAK, KARINCALAŞMAK, KARIŞTIRILMAK

12 harfli kelimeler

KARIGEZDİREN, KARINCAAYAĞI, KARINCAEZMEZ, KARINCALAMAK, KARINCALANIŞ, KARINCALANMA, KARINCASEVER, KARINCAYİYEN, KARIŞABİLMEK, KARIŞIVERMEK, KARIŞTIRILMA, KARIŞTIRMACA

11 harfli kelimeler

KARINCABAŞI, KARINCAKUŞU, KARINGEVENİ, KARIŞABİLİR, KARIŞABİLME, KARIŞIVERME, KARIŞMAZLIK, KARIŞTIRICI, KARIŞTIRMAK

10 harfli kelimeler

KARIJDAGLİ, KARIKLAMAK, KARILAŞMAK, KARINCACIK, KARINCACUK, KARINCAKÖY, KARINCALAR, KARINCALIK, KARINCAMAK, KARINCASIZ, KARINCIMAK, KARINLAMAK, KARIŞIKLIK, KARIŞILMAK, KARIŞIRLIK, KARIŞLAMAK, KARIŞMAYAN, KARIŞTIRAN, KARIŞTIRCA, KARIŞTIRIM, KARIŞTIRIŞ, KARIŞTIRMA

9 harfli kelimeler

KARIKLAMA, KARILAŞMA, KARINALTI, KARINBAĞI, KARINCALI, KARINLAMA, KARINTASI, KARISAMIŞ, KARIŞILMA, KARIŞLAMA, KARIŞMAMA

8 harfli kelimeler

KARICDAG, KARIHMAH, KARIJDAG, KARIKLIK, KARIKMAK, KARILĞAÇ, KARILMAK, KARIMSAK, KARINAŞI, KARINCAK, KARINCIK, KARINDAŞ, KARINGAÇ, KARINKAÇ, KARINMAK, KARINSIZ, KARIŞGAN, KARIŞLAR, KARIŞMAK, KARIŞMAZ, KARIŞTIR, KARITMAK, KARIYAŞI

7 harfli kelimeler

KARICIĞ, KARICIK, KARIKLI, KARIKLU, KARIKMA, KARILIK, KARILMA, KARIMAH, KARIMAK, KARIMIŞ, KARIMSI, KARINCA, KARINLI, KARINMA, KARINSA, KARINTI, KARIŞIK, KARIŞIM, KARIŞIR, KARIŞMA

6 harfli kelimeler

KARICA, KARICI, KARIKI, KARILI, KARIMA, KARIVA

5 harfli kelimeler

KARIĞ, KARIK, KARIL, KARIM, KARIN, KARIŞ, KARIT

4 harfli kelimeler

KARI

Bazı kelimelerin anlamları

KARI

Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

KARINCALIDIRNAK

Çivi tutmayan, çürümüş, at, eşek ve benzerleri hayvan tırnağı.

KARINCALAŞMAK

İpek böcekleri ilk uykularına yatmak.

KARIŞTIRABİLME

Karıştırabilmek işi.

KARINCALANMAK

Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek. Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak. Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak. Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak. Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek. Tüfek namlusunun içi paslanmak, çürümeye başlamak.

KARIŞTIRIVERMEK

Ansızın veya çabucak karıştırmak.

KARINGENİŞLİĞİ

Hoşgörü.

KARINCAASLANI

Sinirkanatlılardan, kızböceklerine benzeyen ve başka böcekler yiyerek yaşayan böcek; karıncayiyen.

KARIŞTIRIVERME

Karıştırıvermek işi.

KARINDANKONUŞAN

Sesi diyaframa iterek karnından konuşma becerisi gösteren kişi.

KARIŞABİLİRLİK

Bazı sıvıların bir biri ile karışabilme yeteneği.

KARINDAŞLAŞMAK

Birbirini kardeş edinmek.

KARINCAKUŞUGİLLER

(Formicariidae ) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları kısa ve yuvarlaktır. Tüyleri yün gibidir. İyi uçamazlar. Güney Amerikanın kuzey ormanlarında yaşarlar Ateşgöz (Pyriglena leucoptera) türü iyi bilinir.

KARINCAİNCİTMEZ

Karıncaezmez.

KARIŞTIRABİLMEK

Karıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KARIŞTIRICILIK

Karıştırıcı olma durumu, fitnecilik.

  -   -   -  

Anlamında KARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AKROSTİŞ

Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

AKONİTİN

Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

AF

Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.