Kelimeler arşivi içinde; başında "karyo" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. karyo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karyo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karyo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARYOPİKNOZİS
KARYOPLAZMA, KARYOREKSİS, KARYOREKSİZ
KARYOFİLOZ, KARYOKİNES, KARYOKİNEZ, KARYOLİZİS
KARYOGAMİ, KARYOKİST
KARYOLİZ, KARYOLYE, KARYOTİP, KARYOZOM
KARYOLA
KARYO
KARYO
Yunanca çekirdek anlamına gelen ön ek. Çekirdek anlamına gelen.
KARYOLA
Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası.
KARYOPİKNOZİS
Çekirdek büzüşmesi.
KARYOPLAZMA
Çekirdek plazması. Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı.
KARYOKİNEZ
Çok hücreli canlılarda hücrenin belli evrelerden geçerek çoğalması, mitoz. Mitoz. Mitoz bölünmede çekirdekte ortaya çıkan değişikliklerin tümü.
KARYOKİNES
Kromozon sayısı çift kalacak şekilde hücre çekirdeğinin ve kromozomlarının bölünmesi.
KARYOREKSİS
Çekirdek parçalanması.
KARYOKİST
Caryospora türlerinin karakteristik doku kistleri.
KARYOFİLOZ
Caryophyllaeus cinsi parazitlerin, balık bağırsak mukozasının tahribine ve kataral enterite neden olduğu bir hastalık.
KARYOTİP
Bir hücre, birey veya türün genellikle mitoz metafazındaki kromozomlarının sayı ve şekil özellikleri bakımından düzenlenişi. Bir hücrenin çekirdeğinin tam kromozom takımı, standart bir sınıflandırmaya göre kromozomların mikroskoptan çekilmiş fotoğraflarının düzenlenmesi.
KARYOLİZ
Hücre çekirdeğinin erimesi, çekirdeğin dağılıp kaybolması.
KARYOREKSİZ
Hücre çekirdeğinin parçalanması.
KARYOZOM
Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğuna verilen eski bir terim. Yalancı çekirdekçik. Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğu; yalancı çekirdekçik.
KARYOLİZİS
Çekirdek erimesi.
KARYOGAMİ
Spermiyumlardan yalnızca birinin pronükleusunun ovumun dişi pronükleusuyla birleşip kaynaşması.
KARYOLYE
Karyola.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
ÇEKİRDEKÇİK
Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. Nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yapı, nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rRNA üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus. (karşılık: nukleolus), Birçok gözelerin çekirdeğinde bulunan oldukça büyük ve çoğunluk yuvarlak bir yapı. Birden çok sayıda da olabilir.
ARCHAEOBACTERİA
Peptidoglikandan yoksun prokaryot organizmalar.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
AKSONEMA
Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.
DİZOMİ
Bir karyotip veya hücrede bir homolog çiftinin iki kromozomunun varlığı.
BEŞHANA
Dam üstüne kurulan tahta karyolanın etrafına çevrilen bez.
KOMODİN
Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot.
DİPLOMONADİNA
Zoomastigophorea sınıfında, Diplomonadida takımında yer alan her birisi dört flagelluma sahip iki karyomastigontu bulunan, Giardia, Hexamita ve Trepomonas cinslerini içeren çoğunlukla parazitik protozoa alt takımı.
ARKEBAKTERİLER
Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar.
ARZEL
Tahtadan yapılan karyola veya kerevet.
EKZON
Ökaryot genlerinde DNA'nın kotlanan dizisi. Önce RNA'ya daha sonra da polipeptide tercüme edilecek olan ve birbirinden kotlama yapmayan intron parçaları ile ayrılan dizi. Öncü RNA transkripti üzerinde bulunan, mRNA'da aktarılan ve proteine açıklatılan nükleotit dizilimleri.
DENDRİT
Uyartıları (impuls) hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış sitoplâzmik uzantıları. Uyarıları hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış stoplazmik uzantıları, sinir hücresinin kısa olan uzantısı. Sinir hücresi gövdesinden çıkan, bir veya birden fazla sayıda, uyarıları diğer sinir hücrelerinden veya çevreden alıp perikaryona ileten, miyelin içermeyen oluşumlar, dendron. Sinir gözesinin ağaç dalı biçiminde olan ince uzantıları olup uyarmaları sinir gözelerine iletmeye yarar.
ENTAMOEBA
Amoebida takımında, Tubulina alt takımında bulunan, insanlarda, diğer omurgalılarda ve omurgasızlarda parazitlenen çekirdek zarına yapışmış çevresel kromatin granülleriyle birlikte nispeten küçük merkezi bir karyozomla birlikte veziküler bir çekirdeğe sahip ameboyit protozoa cinsi.
EKZOSİTOZ
Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, Halk dilinde hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.
YATAKLIK
Yatak yapmaya uygun. Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola. Suçluları barındırma, gizlice yardım etme.
ANATOKSİN
Eski adıyla mavi-yeşil algler olarak da bilinen Cyanobacteria türü prokaryot mikroorganizmalar tarafından üretilen köpek, domuz ve su kuşlarında ani ölümlere neden olabilen, birçok memeli türünde ise beyin ve retinaya ulaşamadığı için etkili olamayan bir grup bakteri toksini, ani ölüm etkeni. Toksoit.
KROMOZOM
Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
DİPLOMONADİDA
Mastigophora alt şubesi, Zoomastigophorea sınıfında bulunan genellikle parazitik, her iki yan tarafı simetrik, her birisi 1-4 kamçıya sahip bir veya iki karyomastigontu bulunan, Diplomonadina ve Enteromonadina alt takımlarını içeren protozoa takımı.
ENDOSİTOZ
Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.