Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kardan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kardan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kardan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kardan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARDAN
KARDAN
Kar gibi, ak, beyaz, temiz, saf.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DORUKLAYIN
Yukardan beri anlamında kullanılır: Gelen kızı doruklayın görünce dizimin bağı çözüldü.
SUĞULMAK
Kuyudan su çekmek, su çıkarmak. Yukardan aşağı hızla inmek, atılmak : Kartal şu laşeye suğuluyor.
GARIKMAK
Gözler kardan rahatsız olmak: Keski gelmez olaydım gözlerim garıktı. Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek: Bugün çok üşüdüm, sesim bile garıkmış. Su yolu tıkanıp suyu geri vurmak.
SİPLEMEK
Ucu sivri bir şeyi yukardan atarak yere saplamak (makas, bıçak ve benzerleri için). Çanak ve çömleğin kırık parçalarını tutturmak, yapıştırmak.
DİLÜK
Üst dudağı yukardan aşağıya doğru yarık olan kişi.
ŞAPURDUM
İri taneli yağmur, yağmur gibi yukardan düşen su.
GAYLIK
Hayvanları kardan ve yağmurdan koruyan yer. Yağmurlu günlerde başa alınan çuval.
ÖLÇEKTARTIM
Yığışımlı ölçek kurmak üzere ölçeği oluşturacak sınarları bir değerlendirici kümesine uygulayıp yapılan değerlemelere göre ayrım gözetmeyenleri eleme işleminden sonra sınarları en yandaştan en az yandaşa doğru yukardan aşağı ve soldan sağa sıralayarak yığışımlı niteliğe uygun düşüp düşmediklerini sınayan çizelge, bk. Guttman ölçeği.
ENGİM
Bayır aşağı, yukardan aşağı.
ATAĞAN
Öğünen, atıp tutan. Kızak kayılan yerde çocukların kardan yaptıkları yükseklik. Abartıcı, yalancı.
BERFİN
Söyleyiş: Berfi(:)n Kardan, kar ile ilgili.
DUDAM
Yukardan akan suyun kuyu şeklinde oyduğu yer.
ENGİÇ
Yüksük. Bayır aşağı, yukardan aşağı.
HOKLA
Yağmur ve kardan korunmak için duvar üzerine yapılan tahta perde.
PARSI
Köy evlerindeki çerçevesiz pencere. Yukardan açılan pencere. Kalın duvarlardaki pencerelerin, odaya daha çok ışık girmesi için içeriye doğru olan açıklığı. Yüksekteki küçük pencere.
GARIHMAH
Bostan sulanırken bölmenin düzgün olmaması yüzünden su karışmak. Gözler kardan rahatsız olmak.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış. Yoğunluk. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.
KIRÇMAK
Bir şeyi çekerken koparmak. Bir vuruşta biçmek. Kırılmak, burkulmak : Beygirin ayağı kırçıldı. Bir şeyi dişle kesmek, koparmak. Bir şeyi sert iki cisimle ezerek koparmak. Kardan ve yağmurdan önce hava bulanmak : Hava yine kırçmaya başladı.
HİNK
Çelik çomak oyununda kale olarak kazılan çukur. Kardan yapılan küçük tümsek.