Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karartı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karartı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında karartı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karartı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARARTI
KARARTI
Karaltı. Kararmış yer, siyahlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARARTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARALCIK
Karartı, gölge.
GARARTU
Karartı.
KARANTI
Böğürtlen. Karartı, karaltı, bir şeyin belli belirsiz görünen heyeti. Samsun kenti, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GARALTU
Karartı. Ev, bina.
GARALTI
Ev eşyası. Siper: Yağmur gelmeden bir garaltı bulaydık. Karartı.
GÜNERKÖLÇER
Güneş değişmezini ölçmek için kullanılan bir aygıt. Düşen güneş ışınlarını soğuran karartılmış bir yüzey parçası aldığı erkeyi ısıya çevirir; böylece sıcaklık artması ölçülerek dakikada cm² ye düşen erke bulunur.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
KARARTICI
Dizi dirençlere bağlı çok sayıdaki kanallardan gelen elektrik akımım azaltıp çoğaltabilen aygıt. Bunların çok çeşidi olmakla birlikte, temelde üç türü vardır :. karşı dirençli karartıcı. özdönüştürücü karartıcı. bilgisayarlı karartıcı.
KARARTIVERME
Karartıvermek durumu.
ŞAHSAL
Karartı.
KAPANIK
Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.
KARARTILMA
Karartılmak işi veya durumu.