Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kararak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kararak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kararak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kararak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARARAK
KARARAK
Karamsı, karaca.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
LOPPADAK
Lop diye ses çıkararak.
HIMHIM
Sesleri genizden çıkararak konuşan (kimse). Sesleri genizden çıkararak.
KIKIRDAMAK
"Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek. Ölmek. Donacak kadar üşümek. Soğuktan donmak.
KOOPERATİF
Ortaklarının gereksinimlerini uygun şartlarda elde etmelerini sağlamak amacıyla kurulan birlik. Üreticilerin, aracıyı ortadan çıkararak ürünlerini daha iyi şartlarda pazarlamak için kurdukları ortaklık.
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
ÇİTLEMEK
Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek. Çitle çevirmek.
FOSURDATMAK
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.
KÜTTEDEK
Birdenbire "küt" diye ses çıkararak.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
CUMBADAK
Ses çıkararak.
HORHOR
Gür ve ses çıkararak akan su.
CAYIRDAMAK
Nesneler "cayır" sesi çıkararak yanmak veya yırtılmak.
FOKURDAMAK
Fokur fokur ses çıkararak kaynamak.
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
KÖKERTMEK
Köklemek. Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek.
ÇAĞLAYIK
Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
FOSLATMAK
Yanlışını veya hilesini ortaya çıkararak birini bozmak, utandırmak.